• BIST 97.717
  • Altın 143,837
  • Dolar 3,5683
  • Euro 3,9936
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 6 °C

Yargıtay'ın Boşanma ve Katkı Payı Alacağı Kararı

Yargıtay'ın Boşanma ve Katkı Payı Alacağı Kararı
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi tarafından, Boşanma ve Katkı Payı Alacağı'na dair verilen kararı yayınlıyoruz.

YARGITAY 8. Hukuk Dairesi
ESAS: 2013/13147 
KARAR: 2014/12817    

N... ile Y... aralarındaki katkı payı alacağı-değer artış payı davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine dair ...2. Aile Mahkemesi'nden verilen 28.02.2013 gün ve 105/182 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Davacı vekili, evli olan tarafların mahkeme kararı ile boşandıklarını , davacının 1989 yılından beri MEB'de öğretmen olduğunu, taraflara ait aile konutu niteliğindeki taşınmazın 26.04.1996 tarihinde 940.000.000 TL ( 940,00 TL) ye ve ... 020 plakalı aracın 01.01.2002 den sonra edinilerek davalı adına tescil edildiğini ve taşınmazın alımında davacının biriktirdiği 900 DM'nin kullanıldığını açıklayarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL katkı payı alacağı ile katılma alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 18.01.2013 tarihli dilekçesiyle talep miktarını 19.12.2012 tarihli hesap bilirkişi raporu doğrultusunda 61.000 TL olarak ıslah etmiştir.

Davalı, dava konusu taşınmazın 1996 yılında babasının katkısıyla alındığını bütün ödemelerin kendisi tarafından yapıldığını, davacının evliliğin başından itibaren gelirini kendisinden sakladığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece, dava konusu taşınmazın davalının annesinin vermiş olduğu 900 TL peşinatla alındığı, taksitlerin davalı tarafından ödendiği ve davacı taşınmazın alımına 900 DM ile katkıda bulunduğundan 3.132 TL katkı payı alacağının dava tarihinden, 10.174,79 TL değer artış payı alacağının ise, karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine; Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Taraflar 23.11.1990 tarihinde evlenmiş, 21.11.2008 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 13.07.2010 tarihinde kesinleşmesiyle evlilik birliği son bulmuştur. TMK.nun 225.maddesinin 2.fıkrasına göre evliliğin boşanma ile sona erdirilmesi durumunda, eşler arasında mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibariyle son bulur. Sözleşmeyle başka mal rejimi seçilmediğinden eşler arasında, evlenme tarihinden 4721 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar 743 sayılı TKM'nin 170. maddesi gereğince mal ayrılığı ve bu tarihten boşanma davasının açıldığı tarihe kadar, 4721 sayılı TMK.nun 202. maddesi uyarınca yasal edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. 

Dosya kapsamı ve dava dilekçesindeki açıklamalara, dava konusu taşınmazın 26.04.1996 tarihinde davalı tarafından edinilmiş olup ödemeleri 12.10.2005 tarihine kadar sürdüğüne göre; davacı vekilinin talebi 743 sayılı TMK'nun yürürlükte olduğu dönemde satın alınan taşınmazın alımına yapılan katkıdan kaynaklanan katkı payı alacağı ve 01.01.2002 tarihinden sonra yapılan ödemeler nedeniyle değer artış payı isteğine ilişkindir. Kural olarak, 743 sayılı TKM'nin yürürlükte olduğu; 01.01.2002 tarihinden önce eşler arasında yasal mal ayrılığının geçerli olduğu dönemde, karı ve kocanın diğerinden katkı payı karşılığında bir tazminat isteyebilmesi için mutlaka parasal veya para ile ölçülebilen maddi bir değer koymak suretiyle katkısının bulunması ve 4721 sayılı TMK'nun 227.maddesi hükümleri uyarınca; eşlerden birinin, diğerine ait malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuş ise, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında değer artış payı alacağının belirlenmesi gerekir.

Mahkemece, taşınmaz için 01.01.2002 sonrasında yapılan ödemelerin kim tarafından yapıldığı dikkate alınmadan bu ödemeler edinilmiş maldan karşılandığından bu ödemelerin yarısının davacı kadının edinilmiş malından davalının kişisel malına yapılan katkı olarak değerlendirilip davacı lehine değer artış payına karar verilmesi doğru ise de, evlilik birliği içinde öğretmen olarak çalışan davalının ancak, evlilik içinde biriktirdiği 900 DM ile katkıda bulunduğunun kabulü doğru değildir. Zira davacı düzenli olarak çalışıp gelir elde ettiğinden, 01.01.2002 öncesi yapılan bütün ödemelerde katkısının bulunduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan davalı peşinatın annesi tarafından ödendiğini ileri sürmüş ise de, bu hususta somut herhangi bir delil sunmadığından taşınmazın bütün ödemelerinin tarafların elde etmiş olduğu gelirle yapıldığı kabul edilmelidir.

Bu halde, taşınmaz için 01.01.2002 tarihine kadar yapılan ödemelerde davacının maaş geliri ile katkıda bulunduğu ve bu tarihe kadar yapılan ödemelerdeki katkı oranı ile taşınmazın tamamı için yapılan ödemelerin miktarı dikkate alındığında 19.12.2012 tarihli hesap bilirkişi ... tarafından düzenlenen rapor doğrultusunda davacı lehine katkı payı alacağına karar vermek gerekirken yazılı şekilde 3.132,00 TL katkı payı alacağına hükmedilmesi doğru değildir. 

Davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı görülen hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 227,25 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 19.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim