• BIST 90.383
  • Altın 144,813
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 10 °C

Yargıtay'ın İcra Mahkemesi'ne İtiraz ve Şikayet, Maktu Vekalet Ücreti İle İlgili Kararı

Yargıtay'ın İcra Mahkemesi'ne İtiraz ve Şikayet, Maktu Vekalet Ücreti İle İlgili Kararı
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, İcra Mahkemesi'ne İtiraz ve Şikayet, Maktu Vekalet Ücreti hakkındaki kararını yayınlıyoruz.

YARGITAY 12. Hukuk Dairesi
ESAS: 2012/31173 
KARAR: 2013/7289

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;

Alacaklı tarafından genel haciz yoluyla başlatılan takibe karşı borçlunun, aynı borç nedeniyle daha önce de takip yapıldığını belirterek itiraz ettiği, alacaklının itirazın kaldırılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, istemin reddine karar verildiği ve tazminata hükmedildiği anlaşılmaktadır.

İİK.nun 68/son maddesinin ilk cümlesine göre; "İtirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde borçlu, talebin aynı nedenlerle reddi halinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine tazminata mahkum edilir."

Somut olayda, borçlunun itirazı mükerrerliğe ilişkin olup, itiraza konu takip mükerrer yapıldığından, borçlu yararına tazminat verilmesi için maddede öngörülen "talebin esasa ilişkin nedenlerle reddi" şeklindeki koşul oluşmadığından alacaklının tazminatla sorumlu tutulması isabetsizdir.

Ayrıca, icra mahkemesine yapılan itiraz ve şikayete ilişkin yargılamalarda Avukatlı Asgari Ücret Tarifesinin ikinci kısmının ikinci bölümünde belirlenen maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, vekalet ücretinin aynı tarifenin ikinci kısmının üçüncü bölümüne göre nispi olarak hükmedilmesi de doğru değildir.

Öte yandan HMK’nun 297. maddesinin (1). fıkrasının (e) bendi gereği hükümde “gerekçeli kararın yazıldığı tarihin” yer alması zorunlu olup, kanunun bu emredici hükmüne aykırı davranılması da doğru bulunmamıştır.    

SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim