• BIST 96.400
  • Altın 144,302
  • Dolar 3,5616
  • Euro 4,0009
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 7 °C

Yasama Süreci İle İlgili Yanlış Bilinen Gerçekler

Yasama Süreci İle İlgili Yanlış Bilinen Gerçekler
Konuya güncel bir soruyla başlayacak olursak; vatandaşların, kendilerini yakından ilgilendiren yasama faaliyetleri hakkında ne kadar bilgi sahibi olduğu sorusu önem kazanmaktadır.

Konu ile ilgili bilinenler bir önyargıdan mı ibaret yoksa gerçeği mi ifade ediyor? Şüphesiz ki yasama faaliyeti teknik bir iş ve kendisine has ayrı bir dili var. Bu yazıda, sade bir dille yasama işlemi ile ilgili yanlış bilinen bazı kavramlar ve doğrular ifade edilmeye çalışılacaktır.
 
Tasarı mı, Teklif mi? 

Türk Hukuk Sisteminde kanunların önerilmesinin iki yöntemi vardır. Önerilen metinler öneren makama bağlı olarak kanun tasarısı veya kanun teklifi şeklini alırlar. Bakanlar Kurulu tarafından sunulan önerilere kanun tasarısı, milletvekillerince sunulan önerilere ise kanun teklifi adı verilmektedir.

Yanlış Bilinen: Hükümet, kanun önerilerini genelde kanun tasarısı şeklinde sunmakta ve Bakanlar Kurulu’nu kullanarak Meclis iradesini by-pass etmektedir. Bu yöntemle, Meclis’teki vekillerin iradesi hiçe sayılmaktadır.
 
Doğrusu: Kanun teklifi ve tasarıları incelendiğinde her yasama döneminde bu tasarı ve teklif önerileri arasında makul bir dengenin olduğu görülmektedir. Siyasi iktidarlar, kanun tasarısı metodu ile birlikte kanun teklifi metodunu da sık kullanırlar. Bilinenin aksine kanun tasarısı hazırlayarak kanun yapmak, kanun teklifi yoluyla yapmaktan daha zordur. Bakanlar Kurulu’nun başı olan Başbakan’ın kesinlikle yasalaşmasını istediği tasarılar dışında, kanun tasarıları tüm bakanlıklarca incelenmek zorundadır. Bunun yanında bazı bakanlar tasarının bir takım maddelerine şerh koyabilmekte ve “bu madde değişmedikçe bu tasarıya imza atmam” diyebilmektedirler. Kanun tekliflerinde ise bu prosedür daha kısa olmaktadır. Hatta iktidar partisi mensubu milletvekillerince verilen kanun teklifleri çok daha kolay yasalaşabilmektedir. Şöyle ki, “tasarı gücünde kanun teklifi” diye literatüre yeni yeni girmeye başlayan bir kavram dahi oluşmuştur. Örneğin, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT ) Hakkında Kanun, Özel Yetkili Mahkemeler (ÖYM)’i kaldıran paket gibi önemli kanunlar kanun tekliflerinden ortaya çıkmıştır.
 
Muhalefetin Teklifleri

Yanlış Bilinen: Muhalif milletvekilleri, çok fazla kanun teklifi vermekte, buna karşılık bu teklifler iktidar tarafından dikkate alınmamaktadır.

Doğrusu: Evet, muhalif milletvekilleri çok fazla kanun teklifi vermektedir. Örneğin, 24. yasama döneminde şu ana kadar; CHP 1472, MHP, 461, BDP-HDP bloğu toplam 215 kanun teklifi vermiştir. İktidarda bulunan AK Partiye mensup milletvekilleri ise sadece 89 kanun teklifi vermiştir. Ancak muhalefetin çok sayıda kanun teklifi vermiş olmasına rağmen verilen teklifler incelendiğinde bunların genel itibariyle gerekçesiz ve özensiz hazırlanan teklifler olduğu görülmektedir. Bununla birlikte bir diğer husus;  verilen bazı kanun tekliflerinin iktidarın kesinlikle kabul etmeyeceği yani ölü doğacağı bilinen teklifler olduğu anlaşılmaktadır.  
 
Muhalefet Tarafından Verilen Kanun Tekliflerinin Yasalaşma Oranı

Yanlış Bilinen: Muhalefetin verdiği kanun teklifleri ancak % 3-4 oranlarında yasalaşabilmektedir.
 
Doğrusu: TBMM’nin çalışma sistemi incelendiği takdirde bir kanun hazırlanırken birden fazla hatta bazen yüzlerce teklifin birleştirildiği görülmektedir. Bu doğrultuda aynı konuya ilişkin birden çok teklif, aynı düzenleme için esas alınabilmektedir. Yani aynı konuya ilişkin muhalif milletvekillerinin kanun teklifleri ile iktidar milletvekillerinin teklifleri ile birleştirilerek “yasalaştı” ibaresi ile Meclis kayıtlarının olduğu sisteme geçmektedir. Aslında yasalaşan metin ile muhalefetin vermiş olduğu kanun teklifi çoğu zaman örtüşmemektedir. Buna karşılık kanun hazırlanırken muhalefetin teklifinin değerlendirildiği göz önüne alınarak “yasalaştı” ibaresi ile kayıtlara girmektedir. Örneğin 6545 sayılı yargı paketi görüşülürken MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, “bu kanun hazırlanırken 108 teklif birleştirilmiş ve benim teklifim de bu kanun hazırlanırken esas alınmış ise benim teklifim kanunun neresinde” diyerek bir soru önergesi yöneltmiştir. Komisyon Başkanlığından gelen cevap ise “sizin teklifiniz metnin içine yedirilmiştir” şeklinde olmuştur. İşin doğrusu, muhalif milletvekillerince verilen kanun teklifleri “yasalaştı” görülmesine rağmen yasalaşan metinlerin onların verdikleri ilk tekliften çok daha farklı bir metne dönüştüğü anlaşılmaktadır. Sonuç olarak, muhalif milletvekillerince verilen kanun tekliflerinin yasalaşma oranının bilinenin aksine %3- 4 oranlarından çok daha aşağıda olduğu söylenebilir.
 
Doç. Dr. Erdal Abdulhakimoğulları
Arif Gözel / Ankara Strateji Enstitüsü

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim