• BIST 84.208
  • Altın 147,005
  • Dolar 3,7769
  • Euro 4,0596
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara -2 °C

YENİ ANAYASA ÖNERİSİ

Prof. Dr. Ersan ŞEN

Daha önce kaleme aldığım ve şimdi üzerinde güncellemeler yaptığım Türkiye Cumhuriyeti Anayasa önerisinisizlerle paylaşmaktayım.

Kişi hak ve hürriyetleri ile yönetim sistemi açısından farklı öneriler ve eleştiriler gündeme getirilebilir.Belki Anayasanın tümünde ve belki de bir kısmında değişikliğe gidilebilir. Önemliolan, hepimizi ilgilendiren bu konuyu tartışmaya açmaktır.

Anayasa, her sorunun çözümü anlamını da taşımaz. Hukukunun evrensel ilke ve esasları ışığında yapılacak uygulamalar ve uygulayıcılar, kanaatimce yazılı metinlerden daha mühimdir.

BAŞLANGIÇ

Bu Anayasa; hukukun üstünlüğüne, kişi hak ve hürriyetlerini korumaya ve geliştirmeye dayalı, Türkiye Cumhuriyeti’nde toplumsal mutabakatla yaşayan bireylerin esenliği için hazırlanan, hukukun evrensel ilke ve esaslarına bağlı, üniter yapının hakim olduğu, kuvvetler ayrılığı ilkesini benimseyen bir devlet anlayışını kabul eden temel hukuk kurallarını kapsar.

Anayasa, kişi hak ve hürriyetlerini koruyan temel hukuk kurallarını düzenler. Anayasada yer alan hüküm ve müesseseler, kanunlar ve uluslararası sözleşmeler ile bunlara uygun alt hukuk kuralları ve uygulamalar vasıtasıyla her türlü haksız müdahaleye karşı korunurlar.

İnsan onur ve haysiyeti dokunulmaz olup, insan hak ve hürriyetlerinin ve Anayasa ile kurulu düzenin temelini teşkil eder.

Kanunlar, Anayasaya aykırı olamaz. Dayanağını Anayasadan ve kanundan almayan hiçbir hukuk kuralı ve kamu kudreti kullanımı hukuka uygun kabul edilemez.

Herkes, Anayasaya bağlı kalmakla yükümlüdür. Hukuk kuralları ve tatbiki, Anayasaya uygun olmak zorundadır.

Türkiye Cumhuriyeti’ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk vatandaşıdır. Türk vatandaşlığının elde edilmesi veya kaybı ile politik nedenlerden dolayı iltica hakkının usul ve esasları kanunla düzenlenir.

Her vatandaş, eşit hak ve hürriyetlere sahiptir.

Herkes Anayasa ve kanun önünde eşittir. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye ve sınıfa ayrıcalık tanınamaz. Kadınlar ve erkekler eşit hak ve hürriyetlere sahip olup, Devlet bu eşitliği korumak ve desteklemekle yükümlüdür. Kişiler, hak ve hürriyetlerin kullanılmasında, yükümlülük ve sorumlulukların yerine getirilmesinde, keyfi biçimde farklı uygulama ve muameleye tabi tutulamaz.

Toplumsal değişimin dinamikleri ile oluşan hukuktaki gelişimi yansıtan, insanı ve Ülkenin tüm unsurlarını esas alıp kucaklayan, hiçbir zümreye ve inanca imtiyaz tanımayan, kimlik ayırımı yapmayan, ırkçılığa taviz vermeyen bu Anayasa, toplumsal mutabakatın en önemli göstergesidir.

BİRİNCİ KISIM

GENEL ESASLAR

Madde 1- Türkiye Cumhuriyeti’nin nitelikleri

Türkiye Cumhuriyeti Ülkesi; kişi hak ve hürriyetlerine saygılı, Başlangıç’ta gösterilen temel ilke ve esaslara dayanan, üniter yapıyı ve kuvvetler ayrılığı anlayışını benimsemiş, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir. Hiçbir hiçbir hak ve yetkinin kullanımı, bu niteliklerin korunması ve geliştirilmesine aykırı olamaz, kişi hak ve hürriyetlerin özünü ihlal edemez.

Türkiye Cumhuriyeti; Ülkesi, Milleti ve Devleti ile bölünmez bir bütündür. Türkiye Cumhuriyeti’nin; resmi dili Türkçe, başkenti Ankara, milli marşı İstiklal Marşı ve bayrağı şekli kanunda belirtilen beyaz ay yıldızlı albayraktır.

Madde 2- Egemenlik

Egemenlik, kayıtsız ve şartsız Türk Milleti’nindir. Millet egemenliğini, Anayasanın belirlediği usul ve esaslar ile kuvvetler ayrılığı ilkesi çerçevesinde savaş hali dahil olmak üzere yasama, yürütme ve yargı organları eliyle kullanır. Bu yetki kullanımı, hiçbir şekilde Millete ait kamu kudretinin devri anlamına gelmez. Hiçbir kişi ve organ, kaynağını Anayasadan almayan bir yetkiyi kullanamaz.

Madde 3- Anayasanın üstünlüğü ve bağlayıcılığı

Anayasada belirtilen yetkileri kullanacak kişi, organ ve makamlarla ilgili şart ve esaslar, yetkilerin kullanılması, kişi hak ve hürriyetlerinin düzenlenmesi ve korunması, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından çıkarılacak kanunlar vasıtasıyla sağlanır. Kanunlar, Anayasaya aykırı olamaz.

Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idari makamları, tüm kurum ve kuruluşlar ile kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır.

Madde 4- Anayasanın değiştirilme usulü

Anayasanın; kişi hak ve hürriyetlerini kısıtlamayayönelik olanlar hariç, ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az üçte iki çoğunluğunun çıkaracağı kanunla değiştirilebilir. Kişi hak ve hürriyetlerini kısıtlamaya yönelik Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunlar ise, Meclis üye tamsayısının en az üçte iki çoğunluğunun kararı ile Cumhurbaşkanıtarafından halkoyuna sunulur ve halk oylamasında kullanılan geçerli oyların yarısından fazlasının kabul oyu ile yürürlüğe girer.

İKİNCİ KISIM

KİŞİ HAK VE HÜRRİYETLERİ

Madde 5- Kişi hak ve hürriyetlerinin niteliği, korunması ve sınırlanması

İnsan onuru dokunulmazdır. Devlet, insan onurunu koruyup gözetmekle yükümlüdür.

Herkes; kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez ve vazgeçilmez hak ve hürriyetlere sahiptir. Yasama, yürütme ve idare ile yargı erkleri, Anayasa ile güvence altına alınan hak ve hürriyetlerle bağlıdır. Kişi hak ve hürriyetlerinin korunması; Anayasa, İnsan Haklarının ve Temel Özgürlüklerinin Korunmasına İlişkin Sözleşme ve bu Sözleşmenin Kanunla Kabul edilen Ek Protokollerinin hüküm ve esasları çerçevesinde gerçekleştirilir.

Devlet, kişi hak ve hürriyetlerinin korunmasını, kişinin maddi ve manevi varlığının geliştirilmesini sağlamakla yükümlüdür.

Kişi hak ve hürriyetlerinin korunmasında yargı yolu kapatılamaz.

Herkes, kişi hak ve hürriyetlerinin Devlet organları ve makamları tarafından ihlal edildiği iddiası ile Anayasa Mahkemesi’ne başvurma hakkına sahiptir. Bu başvuruya ilişkin usul ve esaslar kanunla düzenlenir.

Hak ve hürriyetler esas olup, bunlardan yararlanmanın durdurulması veya bunların sınırlanması istisnadır.

Hiç kimse; düşünce açıklama özgürlüğünü, eğitim ve öğrenim hakkını, toplanma ve gösteri hakkını, örgütlenme hakkını, haberleşme hürriyetini, mülkiyet hakkını, seyahat ve yerleşme hürriyetini veya çalışma hürriyetini, demokratik düzene ve başkalarının hak ve hürriyetlerinin özüne karşı kötüye kullanamaz.

Kişi hak ve hürriyetleri, demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine uygun olarak, yalnızca Anayasa, İnsan Haklarının ve Temel Özgürlüklerinin Korunmasına İlişkin Sözleşme ve bu Sözleşmenin kanunla kabul edilen Ek Protokollerinde gösterilen sebeplerle, özlerine dokunulmaksızın kanunla sınırlanabilir. Ancak kişi hak ve hürriyetleri yabancılar için, uluslararası hukuka uygun olarak kanunla ayrıca sınırlanabilir.

Madde 6- Eşitlik ilkesi ve ayırımcılık yasağı

Herkes, dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ayırımı gözetilmeksizin hukuk önünde ve hak aramada eşittir. Herkes, hukuk güvenliği hakkına sahiptir ve bu haktan eşit yararlanır.

Hiçbir kişiye, aileye, zümreye ve sınıfa ayrıcalık tanınamaz. Kişiler, hak ve hürriyetlerin kullanılmasında, yükümlülük ve sorumlulukların yerine getirilmesinde, keyfi biçimde farklı uygulama ve muameleye tabi tutulamaz.

Madde 7- Kişinin dokunulmazlığı, hürriyeti, güvenliği, maddi ve manevi varlığının korunması

Herkes; yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme, aile kurma, tüm canlıların korunup gözetildiği sağlıklı ve düzenli bir çevrede insanca yaşam sürdürme, kişi hürriyeti ve güvenliği haklarına sahiptir.

Usulüne uygun olarak verilmiş mahkeme veya hakim kararı olmadıkça, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı kısıtlanamaz. Hakim veya mahkeme kararı olmaksızın yakalama ve gözaltına alma, ancak suçüstü hali veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde yapılabilir. Bunun şartları ve yetkili makamlar kanunla gösterilir.

Hiç kimse, yasal dayanağı ve şartları gerçekleşmeksizin yakalanamaz, gözaltına alınamaz ve tutuklanamaz. Tutuklama kararı, usulüne uygun olarak yalnızca mahkeme veya hakim tarafından verilebilir. Kuvvetli suç şüphesinin varlığı tek başına tutuklama nedeni sayılamaz. Tutuklama tedbiri, ceza yerine uygulanamaz. Tutuklunun, makul sürede yargılanmayı ve yargılanırken serbest bırakılmayı isteme hakkı vardır.

Yasal dayanağı olmak kaydıyla görevin ifası, meşru savunma ve zorunluluk hallerinde, kişinin yaşam hakkı ve vücut bütünlüğüne yönelik müdahaleler birinci fıkra dışındadır.

Yakalamanın yerine getirilmesi, tutuklu veya hükümlünün kaçmasının önlenmesi, görevi yaptırmamak için direnmeye son verilmesi, başkalarının hak ve hürriyetlerini ihlal eden eylemlerin sonlandırılması, bir ayaklanma veya isyanın bastırılması, sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde yetkili merciin verdiği emrin yerine getirilmesi veya kanun hükmünün icrası sırasında, ancak kanunla yetkili kılınanlarca zor veya silah kullanılabilir.

Kimseye, işkence, baskı ve eziyet yapılamaz. Hiç kimse, insan şeref ve haysiyeti ile bağdaşmayan ceza ve muameleye tabi tutulamaz. Tıbbi tedavi zorunluluğu ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz. Hiç kimse, yasal dayanak ve rızası olmaksızın bilimsel ve tıbbi deney ve tedavi amaçlı denemelere tabi tutulamaz.

Vatan hizmeti, her Türk vatandaşının hakkı ve ödevidir. Bu hak ve ödevin konusu, içeriği ve sınırları kanunla düzenlenir.

Madde 8- Özel hayatın gizliliği ve korunması hakkı, haberleşme hürriyeti

Herkes; özel, aile ve mesleki hayat alanları, konut ve işyeri ile kişisel verilerinin gizliliği ve dokunulmazlığı hakkına ve haberleşme hürriyetine sahiptir.

Kanunla öngörülen haller veya kişinin rızası dışında; kimsenin kimlik bilgileri sorulamaz, üstü ve eşyası aranamaz.

Usulüne uygun olarak verilen hakim veya mahkeme kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde kanunla yetkili kılınan makamın emir veya izni olmadıkça, kimsenin konutu ve işyeri aranamaz, görüntü ve konuşmaları takip edilemez, kaydedilemez, kişisel verilerine dokunulamaz.

Usulüne uygun olarak verilmiş hakim veya mahkeme kararı olmadıkça, hiç kimsenin haberleşme hürriyetine dokunulamaz.

Madde 9- Seyahat ve yerleşme hürriyeti

Herkes; seyahat etme, dilediği yerde yerleşme hürriyetine ve bulunduğu yerden ayrılmaya zorlanmama hakkına sahiptir. Usulüne uygun olarak verilmiş mahkeme veya hakim kararı olmadıkça hiç kimsenin seyahat hakkı kısıtlanamaz.

Madde 10- Din, vicdan, inanç, düşünce açıklama ve basın hürriyeti

Herkes; din, inanç, vicdan, düşünce açıklama ve kanaat hürriyeti ile bunları yayma, haber verme ve alma, eleştiride bulunma hakkına sahiptir.

Hiç kimse; dini inanç, düşünce ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz ve suçlanamaz.

Madde 11- Eğitim, öğrenim, bilim ve sanat hakkı

Herkes; eğitim, öğrenim, bilim ve sanatı serbestçe öğrenme ve öğretme, açıklama, yayma ve bu alanlarda serbestçe araştırma yapma hakkına sahiptir.

Eğitim ve öğrenim, Devletin gözetim ve denetimi altında gerçekleştirilir.

Madde 12- Toplanma, gösteri yürüyüşü yapma ve örgütlenme hakkı

Herkes, toplanma veya gösteri yürüyüşü yapma hakkına sahiptir.

Herkes; dernek, vakıf, sendika kurma ve bu yollarla örgütlenme hakkına sahiptir.

Madde 13- Seçme ve seçilme hakkı

Vatandaşlar; seçme, seçilme, siyasi faaliyette bulunma, seçerek veya seçilerek Ülke yönetimine katılma ve siyasi parti kurma haklarına sahiptir.

Madde 14- Hak arama hürriyeti ve tabii hakim güvencesi

Herkes; meşru vasıta ve yollardan faydalanarak, yargı mercileri önünde iddia ve savunma ile dürüst ve makul sürede yargılanma hakkına sahiptir.

Mahkemeler, yargı birliği ilkesine uygun olarak kanunla kurulur. Hiç kimse, kanunla öngörülen mahkemeden veya hakimden başka bir merci önüne çıkarılamaz. Bir kimseyi kanunen tabii olduğu mahkemeden veya hakimden başka bilr mercii önüne çıkarma sonucunu doğuran olağan üstü yargı mercileri kurulamaz.

Madde 15- Suç ve cezalara ilişkin ilke ve esaslar

Suç ve cezalar, kabahatler, idari yaptırımlar, güvenlik ve koruma tedbirleri, kişi hak ve hürriyetlerini, kamu düzenini ve barışını korumak amacıyla ancak kanunla düzenlenir. Hiç kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz.

Kişi hürriyetinin kısıtlanması sonucunu doğuran yaptırımlara, ancak hakim ve mahkemece karar verilebilir. İdare, kişi hürriyetinin kısıtlanması sonucunu doğuran yaptırım uygulayamaz. Bu hükme, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin iç düzeni bakımından kanunla istisna getirilebilir1.

Ceza kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz.

Hukuka aykırı emir yerine getirilemez. Hukuka aykırı emrin yerine getirilmesinden, bu emri veren ve yerine getiren birlikte sorumlu olur.

Ceza sorumluluğu, şahsi kusur sorumluluğuna dayanır.

Bir fiilden dolayı yalnızca bir soruşturma ve kovuşturma yapılabilir ve bir ceza verilebilir.

Herkes, suçluluğu kesinleşmiş bir yargı kararı ile kanıtlanıncaya kadar masumdur. Şüphe, sanık lehine yorumlanır.

Yakalanan ve gözaltına alınan herkes, hakkındaki suçlamanın ne olduğunu, hukuki ve fiili dayanakları ile birlikte derhal öğrenme, en kısa sürede hakim veya mahkeme huzuruna çıkarılma ve tutuklanması durumunda da makul sürede yargılanma hakkına sahiptir. Tutuklamaya sevk edilen ve tutuklananın savunma hakkı, her ne sebeple olursa olsun kısıtlanamaz.

Hiç kimse, kendisini ve yakınlarını suçlayan beyanda bulunmaya ve delil göstermeye zorlanamaz.

Hukuka aykırı elde edilen deliller, delil olarak kabul edilemez ve kullanılamaz.

Mahkeme kararı olmadıkça müsadere yapılamaz. Genel müsadere yasaktır.

Vatandaş, suç sebebiyle yabancı ülkeye verilemez.

Madde 16- Mülkiyet ve miras hakkı

Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Hiç kimse, keyfi olarak mülkiyet ve miras haklarından yoksun bırakılamaz.

Madde 17- Çalışma, iş kurma ve sözleşme hürriyeti

Herkes, dilediği alanda ve yerde çalışma ve özel teşebbüs kurma hakkı ile sözleşme hürriyetine sahiptir.

Angarya yasaktır. Hiç kimse, köle muamelesine tabi tutulamaz ve zorla çalıştırılamaz.

Devlet, kişilerin sosyal ve iktisadi hak ve menfaatlerini koruyucu tedbirler alır.

Çalışanların grev hakkı, işverenlerin lokavt hakkı vardır.

Sözleşmeler, yalnızca taraflar arasında hak ve borç doğurur. Hakların kullanılması ve borçların ifasında dürüstlük ve iyiniyet esastır. Hiç kimse, sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesi sebebiyle özgürlüğünden yoksun bırakılamaz.

Madde 18- Mali Hak ve Yükümlülükler

Herkes, kişi hak ve hürriyetlerinin korunması ve geliştirilmesi ile kamu düzeninin, adaletin ve iktisadi refah ve dengenin sağlanması, kamu hizmetlerinin yerine getirilmesi, suçun önlenmesi, adaletin sağlanması, çocukların gözetilmesi, sağlık ve ahlakın korunması,sporun ve sporcunun desteklenmesi amacıyla Devlete vergi ödemekle yükümlüdür. Vergi ve diğer mali yükümlülükler ancak kanunla düzenlenir.

Devlet mali kaynaklarını, eşitlik ve sosyal devlet ilkelerine bağlı kalarak kullanır.

Devlet, işlem ve eylemlerinden kaynaklanan zarar ve ziyanı tazmin etmekle yükümlüdür.

 

ÜÇÜNCÜ KISIM

TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN TEMEL ORGANLARI

Madde 19- Yasama yetkisi

Yasama yetkisi, seçme ve seçilmeyi düzenleyen yasal hükümler çerçevesinde Türk Milleti tarafından dört yılda bir seçilen milletvekillerinin oluşturduğu Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne aittir.

Milletvekili sayısı, seçilme yeterliliği ve şartları, kanunların hazırlanması ve kabulüne dair şekil ve esaslar ile Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çalışma usul ve şartları, Meclis üye tamsayısının en az üçte ikisinin çıkaracağı kanunla düzenlenir.

Milletvekili adayları ve milletvekilleri, siyasi parti mensubu olabilecekleri gibi, bağımsız olarak seçime katılma ve seçilme hakkına sahiptir2.

Siyasi partilerle ilgili seçim barajı; genel seçimlerde Ülke genelinde, ara seçimlerde seçim yapılan çevrelerin tümünde geçerli oyların yüzde beşinden3fazlası olarak kabul edilemez. Her siyasi parti, milletvekili adaylarını yapacağı önseçimle belirler. Seçim barajı ve aday önseçimi ile ilgili usul ve esaslar kanunla düzenlenir.

Seçme ve seçilmeyi, seçilme yeterliliğini, milletvekili sayısını, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çalışma usul ve şartlarını düzenleyen kanunlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az üçte iki çoğunluğunun kabulü ile değiştirilebilir.

Seçim ve halkoylamaları, görev, yetki, sorumlulukları ve özlük hakları ile çalışma usulleri, hukukçulardan oluşan üyelerinin nitelikleri ve seçilme usulleri ile teşkilatlanması kanunla belirlenen, mahkeme ve hakimlerin bağımsızlığı ve tarafsızlığı esaslarına göre kurulan Yüksek Seçim Kurulu tarafından yürütülür.

Anayasa değişikliklerinin, Anayasanın “Başlangıç” ve “Genel Esaslar” başlıklı hükümlerine; kanunların, Anayasaya ve kanunla kabul edilmiş uluslararası sözleşmeler ile hukukun evrensel ilke ve esaslarına aykırı olup olmadıklarına dair hukukilik denetimi Anayasa Mahkemesi tarafından yerine getirilir. Anayasa değişikliklerinin hukukilik denetimi halkoyuna sunulmadan önce, kanunların hukukilik denetimi ise Resmi Gazete’de yayımından itibaren yapılabilir. Bu başvuruya ilişkin usul ve esaslar kanunla düzenlenir.

Meclis, gerekli gördüğü konu ve olaylarla ilgili daimi ve geçici komisyonlar kurabilir. Her komisyon, yetki alanına giren konu ve olaylarla ilgili çalışmalar yapıp, yargı yetkisine müdahale içermeyen rapor, görüş ve öneri hazırlayabilir ve karar alabilir. Komisyonların kuruluş, görev, yetki ve sorumlulukları ile çalışma usulleri Kanunla düzenlenir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi, aksi kabul edilmiş olmadıkça üye tamsayısının yarısından bir fazla sayıda milletvekili ile toplanır ve toplananların salt çoğunluğu ile karar alır.

Olağanüstü hal, sıkıyönetim ve seferberlik ve savaş hali, ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Meclis üye tamsayısının en az dörtte üçünün çıkaracağı kanunla ilan edilebilir. Bu hallerde geçerli olacak kurallar ile bu hallerin, Ülkenin tümünde veya bir kısmında sona erdirilmesi veya devamına ilişkin süre ile usul ve şartları kanunla düzenlenir.

Milletvekilleri; Meclis çalışmaları ile sınırlı olmak kaydıyla oy kullanma ve düşünce açıklamalarından dolayı mutlak dokunulmazlığa sahiptir. Milletvekillerinin, Milleti temsil görev ve yetkisi ile yasama ve diğer Meclis çalışmalarına katılmaları, oy kullanmaları, düşünce ve eleştirilerini Mecliste ve Meclis üye tamsayısının en az üçte iki çoğunluğu ile aksi yönde bir karar alınmadıkça diğer yerlerde açıklamaları engellenemez ve kısıtlanamaz. Ancak bu dokunulmazlık; iftira, tehdit, suça tahrik, şantaj, cebir ve şiddet, suçu veya suçluyu övme, suç uydurma, terör veya suç örgütlerinin veya eylemlerinin propagandasını içeren açıklamaları kapsamaz.

Seçimden önce veya sonra bir suç işlediği iddia olunan milletvekili, iddiaya konu suçun işlendiği tarihteki kanuna göre ağır ceza mahkemesinde yargılanmayı gerektiren suçüstü hali hariç olmak üzere, Meclisin kararı olmadıkça milletvekilliği süresince tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz. Milletvekili hakkında, bu istisna dışında seçimden önce veya sonra verilmiş bir ceza hükmünün yerine getirilmesi, ancak üyelik sıfatının sona ermesi veya Meclis tarafından dokunulmazlığın kaldırılması ile infaz edilebilir. Dokunulmazlığın devam ettiği sürede dava ve ceza zamanaşımı işlemez.

Madde 20- Yürütme yetkisi ve idare

Yürütme yetkisi, Anayasa ve kanunlar çerçevesinde Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından yerine getirilir. Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu’nun görev, yetki ve sorumlulukları kanunla düzenlenir.

Cumhurbaşkanı, milletvekili seçilme yeterliliğine sahip olan adaylar arasından Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından üye tamsayısının en az beşte üç çoğunluğu ile seçilir. Bu çoğunluk usulü, en fazla üç defa tekrarlanır. Bu usulle seçilememesi halinde, Meclis üye tam sayısının salt çoğunluğu ile Cumhurbaşkanı seçilir. Cumhurbaşkanı seçilememesi halinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin yeniden belirlenmesi amacıyla seçime gidilir. Yeni Meclis, aynı usulle Cumhurbaşkanını seçer4.

Cumhurbaşkanının görev süresi beş yıldır. Bir kimse, en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir. Cumhurbaşkanı göreve başlayıncaya kadar görev süresi dolan Cumhurbaşkanının görevi devam eder.Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin usul ve esaslar kanunla düzenlenir.

Cumhurbaşkanı tarafsızdır. Cumhurbaşkanı, Devletin başı olma sıfatı ile Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Milleti’nin birlik ve beraberliğini temsileder.

Seçilmesinden önce veya sonra bir suç işlediği iddiası ile Cumhurbaşkanı, iddiaya konu suçun işlendiği tarihteki kanuna göre ağır ceza mahkemesinde yargılanmayı gerektiren suçüstü hali hariç olmak üzere, görevi süresince tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz. Cumhurbaşkanı hakkında bu istisna dışında seçimden önce veya sonra verilmiş bir ceza hükmünün yerine getirilmesi, ancak Cumhurbaşkanı sıfatının sona ermesi ile infaz edilebilir. Dokunulmazlığın devam ettiği sürede dava ve ceza zamanaşımı işlemez.

Bakanlar Kurulu, Cumhurbaşkanı tarafından Başbakan olarak görevlendirilen bir milletvekili tarafından milletvekilleri arasından belirlenir. Gerek görülmesi halinde, milletvekili olmayanların da Bakanlar Kurulu üyeliğine atanabilmeleri mümkündür. Milletvekili olmayan bakan, görevi süresince milletvekilinin sahibi olduğu dokunulmazlığı taşır ve sorumluluğu milletvekili dokunulmazlığı usulüne göre belirlenir5.

Başbakan ve Başbakanın belirleyeceği bakanlardan oluşan Bakanlar Kurulu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin güvenoyuna sunulur. Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının salt çoğunluğunu elde eden Bakanlar Kurulu görevine başlar. Bakanlıkların kuruluşu, görev yetki ve sorumlulukları kanunla düzenlenir.

Bakanlar Kurulunun oluşturulamaması veya güvenoyu alamaması ile Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimlerinin Cumhurbaşkanı tarafından yenilenmesine ilişkin usul ve esaslar Kanunla düzenlenir.

Bakanlar Kurulu ve idari makamlar; Anayasa ve kanunlar çerçevesinde kamu güvenliğinin sağlanması, korunması ve kamu hizmetlerinin yerine getirilmesinden sorumludurlar.

Kamu düzeni, Ülkenin iç ve dış güvenliği ile kamu barışı, kanunların verdiği yetkilerle Türk Silahlı Kuvvetleri ve idari kolluk tarafından korunur ve sağlanır. Türk Silahlı Kuvvetleri ile idari kolluğun teşkilatlanması, çalışma usul ve esasları ile özlük işleri, hak, yetki ve sorumlulukları kanunla düzenlenir.

Kamu hizmetlerinin yerine getirilmesinde, idarenin yetkilerinin merkezden ve mahalli idareler eliyle kullanılmasına dair usul ve esaslar ile idarecilerin seçimi veya atanması usulleri kanunla düzenlenir. Mahalli idarelerle ilgili yapılacak seçimlerde seçim barajı uygulanmaz.

Kamu görevlilerinin seçimi, atanması, tayini ve terfilerinde liyakat usulü esas alınır.

Kamu görevlileri; Anayasaya, kanunlara ve diğer hukuk kurallarına bağlı kalarak yetkilerini kullanmakla yükümlüdür.

İdari makamlar, idari işlem ve eylemlerinde takdir yetkisini keyfi kullanamaz.

Kişinin kazanılmış hakları korunur.

Herkes, hak ve talepleri ile şikayetleri hakkında yetkili makamlara başvurma, dilekçe verme ve başvurularına cevap alma hakkına sahiptir.

Yürütme organı ve idari makamların her türlü tasarrufuna karşı yargı yolu açıktır. Bu tasarruflar hakkında hukukilik denetimi kısıtlanamaz.

Yürütme organı ve idare; her türlü tasarrufunda hangi kanun yolları ve mercilere başvurulacağını, başvuru sürelerini de göstererek ilgilisine yazılı olarak bildirir.

Madde 21- Yargı yetkisi

Yargı yetkisi; Türk Milleti adına yargı birliği ilkesine uygun şekilde kanuni, bağımsız ve tarafsız mahkemeler ile hakimlere aittir.

Mahkemeler ve hakimler; hukukun evrensel ilke ve esasları ışığında Anayasa, kanunlar, kanunlarla kabul edilen uluslararası sözleşmeler çerçevesinde gerekçeli vereceği kararlarla yargı yetkisini kullanır.

Mahkeme ve hakim kararları herkesi bağlar. Hiç kimse, hakim ve mahkeme kararlarını değiştiremeyeceği gibi, bu kararların yerine getirilmesini geciktiremez ve engelleyemez.

Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi, yargılama usulleri ile hakimlerin teminatları, nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, yer ve yetki güvenceleri, hakları ve ödenekleri, meslekte ilerlemeleri, meslekten çıkarılmaları, sorumlulukları ve diğer özlük işleri; mahkemelerin ve hakimlerin bağımsızlığı ve tarafsızlığı esaslarına göre, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az üçte ikisinin çıkaracağı kanunla düzenlenir.

Hakim azlolunamaz ve istemediği takdirde altmışbeş yaşını dolduruncaya kadar emekliye sevk edilemez.

Hakimlik mesleğine giriş, hakimlerin seçimi, atama ve yetkilendirilmeleri, özlük işleri ve denetimi; üyeleri hakimler tarafından seçilecek Hakimler Yüksek Kurulu tarafından liyakat usulü gözetilerek yerine getirilir. Mahkemelerin ve hakimlerin bağımsızlığı esaslarına göre hareket eden onüç asil ve sekiz yedek üye hakimden oluşan bu Kurulun; kuruluş, işleyiş, görev, yetki, çalışma usul ve esasları ile Kurula üye seçimi ve seçilenlerin görev süreleri, görev sürelerinin bitiminden veya herhangi bir nedenle üyenin görevden ayrılmasından sonraki teminatları ile Kurul kararlarının hukukilik denetimi usulü; mahkemelerin ve hakimlerin bağımsızlığı ve tarafsızlığı esaslarına göre, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az üçte ikisinin çıkaracağı kanunla düzenlenir. Kurula asil olarak seçilen üye, tekrar seçilemez.

Cumhuriyet savcısı, doğrudan doğruya veya emrindeki adli kolluk görevlileri aracılığıyla soruşturma ve araştırma yapmaya yetkili iddia makamıdır. Cumhuriyet savcıları, kişi hak ve hürriyetlerini ilgilendiren her türlü emir, talimat, işlem, talep ve kararında gerekçe göstermek zorundadır.

Cumhuriyet savcılarının soruşturma ve araştırma sırasında vereceği emir ve talimatlarının yerine getirilmesi amacıyla, Cumhuriyet başsavcılıklarına bağlı adli kolluk teşkilatı kanunla kurulur.

Cumhuriyet başsavcılıklarının kuruluş ve teşkilatlanmaları, Cumhuriyet başsavcılarının görevleri ile gözetim ve denetim yetkileri, Cumhuriyet savcılarının teminatları, özlük işleri, görev, yetki, hak ve sorumlulukları; yargı bağımsızlığı esas alınarak, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az üçte ikisinin çıkaracağı kanunla düzenlenir.

Cumhuriyet savcısı azlolunamaz ve istemediği takdirde altmışbeş yaşını dolduruncaya kadar emekliye sevk edilemez.

Cumhuriyet savcılarının tüm özlük işleri ve denetimi, kuruluşu, üyelerinin nitelikleri, üye seçimi, seçilen üyelerin görev süreleri ile kuruluş, işleyiş, özlük hakları, görev, yetki, çalışma usul ve esasları, kararları hakkında hukukilik denetimi yolu; üyeleri Cumhuriyet savcılarından oluşan ve kanunla düzenlenen Savcılar Yüksek Kurulu tarafından liyakat usulü gözetilerek yürütülür.

Herkes, iddia ve savunmalarının her aşamasında ve herhangi bir kısıtlamaya tabi olmaksızın avukat yardımından faydalanma hakkına sahiptir. Avukatlık mesleği, görev, hak, yetki ve sorumlulukları ile baroların kuruluş ve teşkilatlanmaları; yargı bağımsızlığı esas alınarak, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az üçte ikisinin çıkaracağı kanunla düzenlenir.

Hiçbir organ, makam, mercii veya kişi; yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere, hakimlere, Cumhuriyet savcılarına ve avukatlara emir ve talimat veremez, emir ve talimat içeren herhangi bir tasarruf icra edemez, tavsiye ve telkinde bulunamaz.

Dipnotlar:

1 15. maddenin ikinci fıkrasının üçüncü cümlesi kaldırılabilir. İdare tarafından kişi hürriyetinin kısıtlanması sonucunu doğuran yaptırımın uygulanamayacağı, bu yetkinin sadece yargı makamına ait olabileceği düşüncesinden hareketle, "Bu hükme, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin iç düzeni bakımından kanunla istisna getirilebilir." cümlesi madde metninden çıkarılabilir.

2 19. maddenin üçüncü fıkrası, "Milletvekili adayı, bir siyasi partinin mensubu olmak şartı ile seçime katılma ve milletvekili seçilme hakkına sahiptir." şeklinde düzenlenebilir. Çünkü temsili demokrasilerde esas olan siyasi partilerdir.

3 Bu oran, yüzde yedi olarak da düzenlenebilir.

4 Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi halinde bu hüküm;Cumhurbaşkanı seçimi, Cumhurbaşkanının görev süresinin dolmasından önceki altmış gün içinde ve makamın herhangi bir sebeple boşalması halinde takip eden altmış gün içinde tamamlanır.

Genel oyla yapılacak seçimde, geçerli oyların salt çoğunluğunu alan aday Cumhurbaşkanı seçilir. İlk oylamada bu çoğunluk sağlanamazsa, bu oylamayı izleyen ikinci pazar günü ikinci oylama yapılır. Bu oylamaya, ilk oylamada en çok oy alan iki aday katılır ve geçerli oyların çoğunluğunu alan aday Cumhurbaşkanı seçilir.

İkinci oylamaya katılmaya hak kazanan adaylardan birinin ölümü veya seçilme yeterliğini kaybetmesi halinde ikinci oylama, boşalan adaylığın birinci oylamadaki sıraya göre ikame edilmesi suretiyle yapılır. İkinci oylamaya bir adayın kalması halinde seçim referandum usulü ile yapılır ve geçerli oyların çoğunluğunu alan aday Cumhurbaşkanı seçilir.”biçiminde düzenlenebilir.

5 20. maddenin beşinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümleleri kaldırılabilir. Milletvekili olmayanın "bakan" olmaması gerektiğini savunan bu düşünceye göre, milletvekili olarak seçilenlerin sayı ve nitelikleri "bakanlık" yapmaya yeterlidir.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim