• BIST 82.779
  • Altın 147,316
  • Dolar 3,7701
  • Euro 4,0274
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara 1 °C

YİBO Mezunları Anlatıyor (1): "Sistematik Öğretmen Tacizini Bütün Okul Biliyordu"

YİBO Mezunları Anlatıyor (1): "Sistematik Öğretmen Tacizini Bütün Okul Biliyordu"
‘YİBO’ olarak bilinen yatılı bölge okullarının tarihi, 1939 yılına uzanıyor...

BURCU KARAKAŞ / Diken.com.tr

Köylerde yaşayan yoksul öğrencilere eğitim götürmek amacıyla açılan ve zaman içinde Türkiye geneline yayılan okullar hakkında taşımalı eğitim sistemine geçilmesiyle kapatılma kararı alındı. Ancak halen faaliyet gösteren YİBO’lar mevcut.

Bugünden itibaren üç gün boyunca okuyacağınız tanıklıklar da Van’ın Erciş ilçesinde eğitim vermeye devam eden yatılı bölge okulu mezunlarına ait.

Güvenlik nedeniyle ismini değiştirdiğimiz ‘Canan’, İstanbul’da üniversiteyi kazanınca buraya taşınmış. Tanık oldukları ve yaşadıklarıyla yüzleşebilmesi zaman almış ve hayli zor olmuş. Ancak şimdi YİBO’lardaki sıkıntılarla ilgili hukuki mücadele yürütmekte kararlı.

Anlattıklarının, mücadelelerini duyurabilmelerine yardımcı olmasını diliyor.

Eski adıyla Erciş 75. Yıl Kız Yatılı İlköğretim Bölge Okulu mezunu ‘Canan’, Y.Y. adlı erkek öğretmenin kız öğrencilere sistematik olarak cinsel tacizde bulunduğunu, okul yönetiminin bu durumdan haberdar olmasına karşın hiçbir girişimde bulunmadığını ve söz konusu kişinin halen Erciş’te ilkokul öğretmeni olarak görev yaptığını anlattı.

Söz ‘Canan’ın…

‘Korkudan koridora işiyorduk’

“11 yaşında YİBO’ya girdim. İlk gün saçımızı kesiyorlardı. Bir arkadaşımızın saçları çok uzundu, kalçasına kadar örükleri vardı. Bizde saç kesme kültürü pek yoktur. Kız, ‘Saçımı kesmeyin’ diye hüngür hüngür ağlıyordu. Müdür yardımcısı kızın örüğünü bileğine dolayıp makasla kestiler. Sonra da kızı itip, ‘Gerizekalı’ diyerek saçını yere attılar. Hiç unutmuyorum.

Müdür yardımcısı, ‘Siz evinizde küflü peynirden başka ne yiyordunuz ki buradaki yemekleri kabul etmiyorsunuz’ diyordu. Bizi mıntıka temizliğine çıkarıyorlardı. Çöp topluyor, beş katlı okulu biz yıkıyorduk. Çoraplarım, ayakkabım sırılsıklam oluyordu. Tuvalete gitmemiz yasaktı, kapıları kilitliyorlardı. Gece kalkıp tuvalete gidemediğimiz için ya odanın ortasına ya koridora ya da yatağa işiyorduk. Ben de bir gece kalkıp çöpe işemek zorunda kaldım. Sonra da çöpün yanına oturup ağladım.

‘Tacizci öğretmen hala sınıf öğretmeni’

Bir keresinde taciz edildim. Erkek öğretmen elini yakamın içerisinden sokup göğüslerimi elledi. Okul dağılmıştı, koridorda durdurdu beni. Öğretmen 50 yaş civarındaydı. Başka bir öğretmenin, ‘Y. ne yapıyorsun’ demesiyle elini çekti. O adam sistematik olarak bizlere tacizde bulunuyordu. Şu an hala başka bir okulda sınıf öğretmenliği yapıyor. Taciz olayı okulda biliniyordu ama kimse bir şey yapmıyordu.

‘Tamirat var diye kışlada eğitim gördük’

Cemal Gürsel Kışlası var. ‘Yurtta tamirat yapılacak’ denilerek bizi kışlaya yerleştirdiler. O sırada kışla boştu, askerler yoktu. 2006-2007 yılında kışlada eğitim gördük. Odalar 40 kişilik, ısınma sistemi yok. Bir soba kuruyorlardı odanın ortasında, ısınamıyorduk. Tuvalete gidiyorduk, aşağıda hücreler vardı. O hücrelere bakıp korktuğumu hatırlıyorum. Çocukların en küçüğü altı yaşındaydı. Gece tuvalete kalkıyorsun, her yer karanlık. Şalteri indiriyorlardı lambayı yakmayalım diye. Kalkıyorsun, korktuğun için biri seninle tuvalete gelmeyince yatağına işiyorsun.

Bir gün çok fena hasta oldum. Ancak hastaneye gitmeme izin vermediler. Bir öğretmenim yardımcı oldu. Ertesi gün bunu duyan müdür yardımcısı odasına çağırıp, ‘Erkek öğretmenle ele ele geziyormuşsun, fahişesin’ diye azarlamıştı.

‘Siz bunun nereye yapıştırılacağını bilmezsiniz’

Cinsel sağlık eğitimi için ped dağıtmışlardı. Yine müdür yardımcısı kadın, bu pedlerden bir tanesini açıp, ‘Siz bunun nereye yapıştırılacağını bilmezsiniz, enseye yapıştırırsınız’ dedi. Böyle bir yaklaşım vardı bize. Gözümüzün önünde birileri dayak yiyor, birileri aşağılanıyor ve biz eğitimin bu olduğunu zannediyoruz.

Orada okurken kendinden umudu kesiyor, ‘Benden bir şey olmayacak’ diye düşünüyorsun. Hiçbir hayalin, beklentin olmuyor. İki büklüm yürüyorum ben mesela. Babamın bir gün yolda durdurup, ‘Neden böyle yürüyorsun’ dediğini biliyorum. Dik yürüyemiyorum.”

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim