• BIST 89.908
  • Altın 145,155
  • Dolar 3,6217
  • Euro 3,9113
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 14 °C

Yolsuzluk Suçlarının Yüzde 90’ı Polis Bölgesinde İşleniyor

Yolsuzluk Suçlarının Yüzde 90’ı Polis Bölgesinde İşleniyor
Yolsuzlukla mücadele konusunda eleştirilen Türkiye’de, araştırmalara göre yolsuzluk suçlarının yüzde 90’ı polis bölgesinde işleniyor. Yolsuzluk suçları en çok yerel yönetimler, sağlık, adli hizmetler ve eğitim sektörlerinde görülüyor.

‘İhaleye Fesat Karıştırma’ ile ‘Kamu Kurumu Dolandırıcılığı’ suçlarının diğer yolsuzluk suçlarına göre daha fazla işlendiği Türkiye’de, Ka­mu İha­le Ya­sa­sı­’nın 164 kez de­ği­şti. Türkiye’de, yolsuzluklarla mücadele kapsamında yapılan projeli operasyonlarda ise yüzde 25 oranında, yolsuzluk suçlarını işleyen şüphelilerin tutuklanma sayısında yüzde 64 oranında düşüş yaşandı.

Güvenlik Stratejileri Araştırma Merkezi (GÜSAM) Uzmanı Halil Dağ, “Türkiye’nin Yolsuzluk Karnesi”ni analiz etti. Yolsuzluğun hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde kamu kaynaklarının kullanımından beklenen yararın elde edilmesini engelleyen ve toplumsal refah açısından önemli kayıpların ortaya çıkmasına yol açan bir ekonomik kalkınma sorunu olduğuna dikkat çeken Dağ, konunun özellikle gelişmekte olan ülkeler açısından daha hayati bir önem arz ettiğini vurguladı.

KAMU İHALE YASASI 164 KEZ DEĞİŞTİ

“Yolsuzluğa verilen/aktarılan her bir Türk Lirası fakirin ağzından alınan bir lokmadır.” diyen Dağ, şöyle devam etti: “Dün­ya­nın han­gi ül­ke­sin­de bir ka­nun 11 yıl için­de 164 de­fa de­ğiş­ti­ri­lir? Mevcut iktidar partisi eliy­le Ka­mu İha­le Ya­sa­sı­’na tam 164 de­fa mü­da­ha­le edil­miş­tir. Ka­mu İha­le Ya­sa­sı­’n­da doğ­ru­dan 26 se­fer, di­ğer özel ya­sa­lar­la 56, ka­rar­na­me­ler­le 82 de­fa ol­mak üze­re 164 kez de­ği­şik­lik ya­pıl­dı. Bu mü­da­ha­le­ler, har­ca­nan her ku­ru­şu, ya­pı­lan her iha­le­yi tar­tış­malı ha­le ge­tir­miş­tir. Ka­mu İha­le Ya­sa­sı, bu ha­liy­le rüş­ve­tin ve yol­suz­lu­ğun önü­nü aç­mak­ta­dır. Siyasi saiklerle yapıldığı düşünülen değişiklikler bu suçlarla etkili mücadelenin önünü kesmektedir.”

64. Hükümet’in Başbakanı Ahmet Davutoğlu ‘demokrasi, özgürlükler, AB, yolsuzlukla mücadele, şeffaflık, çözüm süreci’ gibi konularda vaatlerde bulunurken; 65. Hükümet’in Başbakanı Binali Yıldırım’ın ise yolsuzluklarla mücadelenin hiç yer almadığı programında, ‘şeffaflık’ ifadesinin sadece 3 kez yer aldığını dile getiren Dağ, yargıda, terörle mücadele ve kamu sermayeli kuruluşların yapısında şeffaf olunacağının yüzeysel olarak ifade edildiğine dikkat çekti.

BU KADAR DÜZENLEME BAŞKA BİR SUÇ TÜRÜ İÇİN YAPILMADI

64. Hükümet Programı’nda ise Davutoğlu’nun 10 ayrı yerde şeffaflaşma vurgusu yaptığını anlatan Dağ, “Katılımcı demokrasimizi, şeffaflığı artan ve daha hesap verebilir bir yönetim anlayışıyla güçlendirecek; her türlü yolsuzlukla mücadelemizi kararlılıkla sürdürülecektir denilen 64. Hükümet Programında 2 sayfa yer alan ‘şeffaflık’ bölümü Yıldırım’ın programından çıkarıldı. Ve yeni Başbakan Binali Yıldırım’ın ilk icraatı, önceki dönemde oluşturulan Yolsuzlukla Mücadele Kurulunu kaldırmak oldu. Yürütmenin en yetkili organının gündeminde olmazsa yolsuzlukla mücadelede başarıdan bahsetmek mümkün değildir. İlgili bütün kanunlar, imzalanan uluslararası sözleşmeler ve hükümet programları ülkemizdeki yolsuzluk suçlarıyla etkin mücadele etmek amacıyla tesis edilmiştir. Ancak yasal olarak bu kadar kapsamlı mücadele edilen yolsuzluk suçlarıyla mücadelede başarılı olamamak düşündürücüdür. Ayrıca ülkemizde bu kadar düzenleme neredeyse başka bir suç türü için yapılmamıştır. Fakat kanunlarda sık yapılan değişiklikler, konunun hükümet programından çıkarılması ve ilgili kurulun lağvedilmesi adeta yolsuzluk suçlarıyla mücadelenin önünü kesmektedir.” diye konuştu.

6 YILDAKİ İLERLEME SIFIRLANDI

Türkiye’nin Yolsuzluk Algı Endeksi’ndeki notunun 2015 yılında 3 puan birden düşerek 45 puandan 42’ye gerilediğini belirten Dağ, Türkiye’nin 2014 yılında, 2013 yılında sahip olduğu 50 puandan 45 puana düşerek yaşadığı dramatik düşüşle son 6 yıldaki ilerlemesini sıfırladığını vurguladı.

Bu yeni düşüşle de olumsuz konumunu sürdürdüğünü ifade eden Dağ, şunları söyledi: “Puanı yanında, ülke sıralamasında da 2013 yılında 177 ülke arsında 53. sırada iken 7 sıra daha düşüş yaşadı. Türkiye, 2014 yılı Endeks’inde 64. sıradayken şimdi 168 ülke arasında 66. sırada yer alıyor. Yolsuzluk Algı Endeksi sıralamasındaki bu düşüş, son yıllarda ilerleme olarak belirtilen tüm reformlarda bunların tersine ve olumsuz olarak değerlendirilen bir gerilemeye işaret ediyor. Türkiye’nin sıralamadaki bu düşüşü, kuşkusuz, yolsuzlukla mücadele alanında son yıllarda sergilediği olumsuz performansı yansıtıyor. Türkiye’nin puanındaki bu süre giden düşüş ayrıca, yolsuzluk sorunu ile birlikte düşünce ve ifade özgürlüğüne getirilen kısıtlamalar, basın ve internete getirilen sınırlamalar, yargı üzerinde belirgin hale gelen baskı ve açık bir şekilde hukuka aykırı bazı uygulamaların küresel ölçekte uyandırdığı tepki olarak da yorumlanabilir. Uluslararası Şeffaflık Derneği verilerine göre, ülke olarak yolsuzluk suçlarıyla mücadelede her yıl kan kaybetmeye devam ettiğimiz görülmektedir.”

SAYIŞTAY TARTIŞMALI BİR İCRAATA GİRDİ

Siyasetçilerin devam eden yolsuzluk soruşturmalarını alenen eleştirmeyi ve soruşturmalar üzerinde baskı uygulamayı sürdürmeleri nedeniyle, hâkim ve savcılar ile diğer kolluk görevlileri üzerindeki siyasi etkinin ciddi endişeye yol açtığının altını çizen Dağ, “17-25 Aralık 2013 yolsuzluk soruşturmaları ile Deniz Feneri davasını yürütenler başta olmak üzere hâkim, savcı ve kolluk görevlilerinin uzaklaştırılması, görevden alınması veya bunu müteakip haklarında kovuşturma başlatılması bu duruma örnek teşkil etmektedir. Avrupa Komisyonu raporundaki örnekler ülkemizin yolsuzluk suçlarıyla mücadelede başarılı olmadığını düşündürmektedir. Sayıştay 2016 yılına tartışmalı bir icraatla girdi. Türkiye’nin en büyük şirketleri arasında bulunan 74 kamu işletmesinin denetim raporlarını Türkiye Büyük Millet Meclis’ine gönderirken raporları kamuoyuna açıklamadı. Kamuoyuna sadece KİT’lerle ilgili 236 sayfalık genel rapor açıklandı. Sayıştay bu yıla kadar tüm KİT raporlarını TBMM ile birlikte kamuoyuna açıklıyordu. Böylece vatandaşlar vergilerinin nerelerde ve nasıl kullandığı ile ilgili açık kaynaklardan bilgi sahibi oluyordu. Sayıştay denetleme raporlarının kamuoyu ile paylaşılmaması soru işaretlerini ve idareye güvensizliği artırmaktadır.” şeklinde konuştu.

İHALEYE FESAT KARIŞTIRMA VE KAMU KURUMU DOLANDIRICILIĞI DAHA FAZLA İŞLENİYOR

“Türkiye’de yolsuzluk suçlarının yüzde 90’ı polis bölgesinde işlenmektedir.” diyen Halil Dağ, yolsuzluk suçlarının oluşabilmesi için suçun taraflarından birisinin kamu çalışanı olması gerektiğini belirtti. Ayrıca yolsuzluk suçlarının paranın ve ekonomik çarkın döndüğü şehir merkezlerinde işlendiğini ifade eden Dağ, yapılan planlı yolsuzluk operasyonları içerisinde ‘İhaleye Fesat Karıştırma’ ile ‘Kamu Kurumu Dolandırıcılığı’ suçlarının diğer yolsuzluk suçlarına göre daha fazla işlendiğini kaydetti.

2013 yılında 258 projeli çalışma sonucu 364 kişi tutuklanırken; 2014 yılında ise 195 projeli çalışmada 132 kişi tutuklandığını anlatan Dağ, “KOM Dairesi Başkanlığının 2013 ve 2014 yılları yolsuzluk suçları istatistikî verileri incelendiğinde 2014 yılında bir önceki yıla göre; yapılan projeli operasyonlarda yüzde 25 oranında, yolsuzluk suçlarını işleyen şüphelilerin tutuklanma sayısında yüzde 64 oranında düşüş olduğu görülmektedir. 2014’de yapılan projeli çalışmaların en az yarısı bir önceki yıldan projelendirilmeye başlatılan operasyonlardır. KOM Dairesinin 2015 istatistikleri yayınladığında bu oranların daha da düşeceği öngörülmektedir. Bu düşüşler yolsuzluk suçlarıyla mücadelede polisin kan kaybettiğinin açık ve net göstergesidir. KOM Dairesi Başkanlığı tarafından yolsuzluk suçları kapsamında en çok planlı operasyon yapılan yerel yönetimler, sağlık, adli hizmetler ve eğitim sektörleri.” dedi.

PROJELİ OPERASYON YÜZDE 39 DÜŞTÜ

Harcamalarının yaklaşık yüzde 60 gibi büyük bir bölümünün kamu kaynakları ile finanse edilen ve bu denli büyük miktardaki kaynağı tüketen sağlık sektörünün, yolsuzluklar suçları için bir cazibe merkezi haline geldiğine dikkat çeken Dağ, şöyle devam etti: “KOM Dairesi Başkanlığının sağlık sektöründeki yolsuzluk suçlarına karşı yaptığı projeli operasyon sayılarına baktığımızda 2013 yılında 59, 2014 yılında ise 36 projeli operasyon yapıldığı; 2014 yılında bir önceki yıla göre yüzde 39 oranında bir düşüş olduğu görülmektedir.

Yerel yönetimlerde yolsuzluk suçları olarak çoğunlukla ihaleye fesat karıştırma ve rüşvet suçlarının işlendiği görülmüştür. Söz konusu planlı operasyonlar kapsamında; imar, ruhsat ve izin işlemlerinde menfaat temin edilmesi ile mal-hizmet alım ihalelerine fesat karıştırma eylemleri ön plana çıkmaktadır. KOM Dairesinin yerel yönetimlerdeki yolsuzluk suçlarına karşı yaptığı projeli operasyon sayılarına baktığımızda 2013 yılında 58, 2014 yılında ise 36 projeli operasyon yapıldığı; 2014 yılında bir önceki yıla göre yüzde 38 oranında bir düşüş olduğu görülmektedir.”

RÜŞVET SUÇU EN FAZLA ADLİ HİZMETLERDE RASTLANIYOR

Yolsuzluk suçları kapsamındaki planlı operasyonlarda, rüşvet suçunun en fazla rastlanıldığı sektörün adli hizmetler olduğu; usulsüzlüklerin adli işlemler ile kolluk hizmetlerinde haksız menfaat elde etme şeklinde gerçekleştiğinin anlaşıldığını dile getiren Dağ, “KOM Dairesinin adli hizmetlerdeki yolsuzluk suçlarına karşı yaptığı projeli operasyon sayılarına baktığımızda 2013 yılında 35, 2014 yılında ise 18 projeli operasyon yapıldığı; 2014 yılında bir önceki yıla göre yüzde 49 oranında düşüş olduğu görülmektedir.

Ülke bütçesinden en büyük payın ayrıldığı eğitim sektöründe, rehabilitasyon merkezlerinde meydana gelen usulsüzlükler ön plana çıkmaktadır. Bununla birlikte eğitim sektöründe yemek, yakıt ve temizlik hizmeti alımı ile taşımacılık ihalelerinde de usulsüzlüklerin olduğu tespit edilmiştir. KOM Dairesinin eğitim hizmetlerindeki yolsuzluk suçlarına karşı yaptığı projeli operasyonlarına baktığımızda 2013 yılında 27, 2014 yılında ise 22 projeli operasyon yapıldığı; 2014 yılında bir önceki yıla göre yüzde 18 oranında düşüş olduğu görülmektedir.

EGM KOM Dairesi Başkanlığının yolsuzluk suçlarıyla mücadele kapsamında en çok planlı operasyon yaptığı 4 sektördeki iki yıllık veriler ışığında yolsuzluk suçlarıyla mücadele 2014 yılında bir önceki yıla göre yüzde 36 oranında düşüş olduğu söylenebilir. Rakamlara bakıldığında adli soruşturmalar açısından yolsuzluk suçlarıyla mücadelenin gittikçe bırakıldığı görülmektedir” diye konuştu.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim