• BIST 109.050
  • Altın 153,015
  • Dolar 3,8375
  • Euro 4,5051
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 13 °C

“Yönetim Kayyımı, Şirketin Hak ve Yararlarını Gözetmek Zorundadır"

“Yönetim Kayyımı, Şirketin Hak ve Yararlarını Gözetmek Zorundadır"
Ceza hukuku profesörü Ersan Şen ise yakın zaman önce kaleme aldığı makalesinde kayyımın şirketi idare etmesinin faaliyetlerinin durdurulması, sekteye uğratılması veya değiştirilmesi olmadığını belirtti.

Hukuk devletinin bir gereği olarak kayyım ve el koymalarda zarar görenlerin SPK ve yargı organlarına başvurmalarının mümkün olduğunu belirten eski SPK Başkanı Prof. Dr. Doğan Cansızlar, “Ama bu süreç ne kadar uzun, ne kadar kısa sürer ona bir şey demek mümkün değil. Dolayısıyla, bu tür şeylerde yapanın yanına kâr kalır olayı hukuk devletiyle bağdaşacak bir durum değil zaten. Hukuk eninde sonunda tecelli edecektir bana göre.” dedi. Ceza hukuku profesörü Ersan Şen ise yakın zaman önce kaleme aldığı makalesinde kayyımın şirketi idare etmesinin faaliyetlerinin durdurulması, sekteye uğratılması veya değiştirilmesi olmadığını belirterek, “Yönetim kayyımı, şirketin hak ve yararlarını gözetmek zorundadır. Aksi halde, kayyımın hukuki ve cezai sorumluluğu gündeme gelecektir.” ifadelerini kullandı.

Türkiye ekonomisinin son birkaç yıldır kaybetmeye başladığı itibarı tesis etmek için 2000'li yılların başında büyük emekler sarf eden eski SPK Başkanı Prof. Dr. Doğan Cansızlar, kayyımların batırdığı İpek Medya Grubu ve ekonomiye yansımalarının nasıl olacağıyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Kayyımın şirket yönetimi iyi olmadığı gerekçesiyle atandığını ve bunun şirketin ayakta kalabilmesi, kâr etmesi ve iyi yönetilmesiyle alakalı iyileştirici tedbir olduğunu belirten Cansızlar, “Eğer şirketin başına geldikten sonra, şirket o atandığı zamandaki bilançosundan daha kötü bir bilançoya doğru gidiyorsa o zaman kayyımlık müessesesi görevini yerine getiremiyor anlamına gelir. Dolayısıyla, şirketin faaliyetlerini durduruyorlar. Kayyımın aslında görevinin bu olmaması gerekir diye düşünüyorum.” dedi. Kayyımın, şirketi var olan yönetimden daha iyi yönetmek adına görevlendirildiğini anlatan Cansızlar, “Şirketi ayakta tutmak adına, şirketi daha kârlı duruma getirmek adına görevlendirilir. ‘Eski yönetim iyi değil. Bu şirketi iyi yönetemiyor. O zaman o yönetimi alıyoruz, sizi oraya gönderiyoruz, tarafsız olarak ve bu işin profesyoneli olarak sizi oraya gönderiyoruz. Şirketi daha iyi duruma getir, daha iyi yönet.' diye atanır kayyım.” ifadelerini kullandı.

Şirket batırmanın hazırlığı yapılmıştı

Yaşananların, hazırlığı yapılan hukuki zeminin sonuçları olduğunu kaydeden Prof. Dr. Cansızlar, “Çok rahat bir şekilde bütün şirketler, Türkiye'deki kuruluşlarla ilgili olarak söylüyorum, uygulamak mümkün hale getirildi maalesef. Makul şüphe diyoruz, terörle alakalıdır diyoruz. En azından bu tür gerekçelerin hukuki zemini var. Dolayısıyla bu bana pek garip gelmiyor. Yeni de bir şey değil. O zaman da söylemiştim ben. Niyet, eğer bir şirketi batırmaksa onunla ilgili hukuki zemin zaten hazır hale getirildi. O yüzden diyorum, diğer şirketlere örnek olur mu olmaz mı noktasında zaten öteden beri getirilen bu sistemle ilgili olarak o tedirginlik zaten var.” dedi.

Eski SPK Başkanı Cansızlar'ın verdiği bilgilere göre hukuk devletinde insanların hak arama özgürlüğünü engellemek mümkün değil. Yani yargı yolu her zaman için açık. Zarar gören  kesimler, gerek SPK'ya gerekse yargı organlarına başvurabilir. Bunu hukuk devleti olmanın bir gereği olarak ifade eden Cansızlar, tüm bunların bir süreç alacağını aktardı.

Cansızlar: Yabancı yatırımcı tedirgin

Şirketlerin önce kayyım atanıp ardından da batırılmasının yerli ve yabancı yatımcıyı endişeye sevk edebileceğini aktaran Cansızlar, “Kolay değil aslında. Bir bakıyorsunuz bir gecede size kayyım atanıyor, karar veriliyor ve bir süre sonra da kapatılıyor. Bu tür şeyler Türkiye gibi gelişmekte olan ülke açısından sakıncalı. Çünkü dış finansmana ihtiyacı olan bir ülkeyiz, biz her zaman söylüyoruz. 200 milyar dolara yakın bir paraya ihtiyacı olan ve bulması gereken bir konumdayız şu anda Türkiye olarak. Dolayısıyla dışarıdan gelecek yabancı sermayeye ihtiyacınız var. Yabancı sermaye gelmek için de hukuk devletinde olması gereken en azından hukuk güvenliğinin olup olmadığına bakar yatırım yapacağı yerde. Eğer bununla ilgili bazı şüpheler, soru işaretleri varsa, o zaman risk primini yükseltir ve vadeyi kısaltır çok doğal olarak. Portföy yatırımlarından, sıcak paradan bahsediyorum.” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim