• BIST 82.300
  • Altın 148,344
  • Dolar 3,8298
  • Euro 4,0711
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara 0 °C

Yorumunu Size Bırakıyorum

Av. Fikret İLKİZ

Savaş ve barış… İnsanlığın kaderine hükmeden ve tarih yazan iki önemli kelime!

Bir gün birisi barış için ne yaptın diye sorarsa verecek yanıtınız olsun…

Savaş ve barış… Bu iki kelimenin geride bıraktığı kan, gözyaşı ve acılara katlanmak çok zor ve insanlığın kendi geçmiş tarihi ile sürekli hesaplaşmasını zorunlu kılıyor. Aksi takdirde tarihteki geçmiş hatalarıyla yüzleşemeyenler, onları tekrar tekrar yaşamak zorunda kalıyorlar ve en kötüsü tarihin tekrarına alışıyorlar. Tekerrürler tarih oluyor.

“Yorumunu size bırakıyorum”…

 Kapıları çok şiddetli kapatmayın, çarpmayın!

"Onlara ülkelerinin saldırıya uğradığını söyleyin yeter. Barış yanlısı olanları da vatansever olmadıkları için ülkeyi tehlikeye atmakla suçlayın, bu kadar basit. Bu taktik bütün ülkelerde işler..."

Günlük yaşamınızda bu davranış çok önemlidir. Tıpkı tarihte olup bitenleri anlamak için çok öğretici olduğu gibi… Her kapı çarpıldığında Goebbels’i hatırlayın!

“Bir gün… Eğer Nazilerin gitmesi gerekirse, eğer bir gün tarih sahnesinden çekilmek zorunda kalırsak, çıkarken kapıyı o kadar şiddetli bir şekilde vuracağız ki evren sarsılacak ve insanlık şaşkınlıktan dona kalacak!”

Bu sözler III Reich Propaganda Bakanı Dr. Joseph Goebbels’in.

Doğrudur, Naziler kapıyı o kadar şiddetli bir şekilde kapatarak tarih sahnesinden çekildiler ki; hala onların kapıyı çarpıp çıkmalarından arda kalan şaşkınlık sürüyor…

Yazıda aktardıklarım “İkinci Dünya Savaşı’nın Bilinmeyenleri” kitabından. Yayına Esin Akan hazırlamış ve kitap Hitler’in “sinsi gölgesi” olarak adlandırılan Parti Genel Sekreter’i Martin Borman’ı ve “çalışma arkadaşları” Nazileri anlatıyor (Kastaş Yayınevi. 2014).  

En güçlü Nazilerden birisi olan Hermann Wilhelm Göring, III Reich, Başbakan Yardımcısı, SA ve SS ve Gestapo’nun kurucusu, Reichstag/Meclis Başkanı, Luftwaffe / Alman Hava Kuvvetleri Komutanı, Prusya İçişleri Bakanı ve Ekonomi Bakanı. Münih Üniversitesi'nde tarih ve iktisat okudu. Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi’nde yer aldı. Birinci Dünya Savaşı'nda Almanya'nın savaş kahramanı oldu. İkinci Dünya Savaşında Nazi Almanyası'nın Hava Kuvvetleri komutanı oldu ve şeref madalyası aldı. 1933'te Alman gizli polis teşkilatı Gestapo'nun kurucusu. İşin başında Hitler’e toplama kampları fikrini o verdi. Ünlü Reichstag Yangınını planladı ve yönetti. Yahudi görünümlü ve komünist slogan atan bir grup Gestapo subayı, Reichstag’ı (Meclis) gece yarısı ateşe verip ortadan kayboldular. Gestapo’nun yardımıyla oluşturulan görgü tanıkları sayesinde herkes bu yangını komünistlerin çıkarttığını düşündü.

Nürnberg’de üçüncü en yüksek rütbeli nasyonal sosyalist Alman subayı olarak yargılandı. Yargılanan bazı Alman subaylarının aksine çoğu suçlamayı kabul etti ve Hitler’e bağlılığını son dakikaya kadar sürdürdü. Suçlamalara verdiği akıllıca yanıtlarla yargılanan diğer Alman subaylarını da etkisi altına alınca Mahkeme, Göring’in diğer yargılananlardan ayrı tutulmasına karar verdi. Hakkında verilen idam kararı infaz edilmeden birkaç saat önce intihar etti.

Kitap, Hermann Goerig’in Nuremberg/Nürmberg Mahkemesi’ndeki sözleri ile başlıyor…

Yayına hazırlayan E. Akan kitabın Önsöz’ünde II. Dünya savaşının aslında ülkelerin şimdiki durumlarını doğrudan ya da dolaylı etkilediklerini belirtiyor. “O zaman ki; askeri ya da sivil, her türlü strateji, taktik veya propagandanın bugün bile hala kullanıldığı, dolayısıyla bu savaşın, özellikle de barışı daha iyi değerlendirmek için ders alınacak çok zengin bir bilgi kaynağı olduğu kanısındayım”.

Savaş ve barış… Yorumunu size bırakıyorum!

II Dünya savaşının öğretisinden barış için ders almak mümkün müdür?

Dönelim kitabın Önsözündeki Goebbels’in ve Goering’in sözlerine…

“Yukarıdaki giriş sayfalarında, Nürnberg'de Hermann Goering'in -"Tabii ki insanlar savaş istemezler. Adam çiftliğinde memnun mesut yaşarken neden savaşmak istesin ki? Ülke halkları hiçbir zaman savaşmak istemezler, Rusya'da da, İngiltere'de de, Almanya'da da… Bu anlaşılır bir şey tabii ki, ama bir ülkenin politikasına liderler karar verirler. Demokrasi de olsa, faşist diktatörlük de olsa, liderlerin insanları arkalarından sürüklemeleri son derece kolaydır. Onlara ülkelerinin saldırıya uğradığını söyleyin yeter. Barış yanlısı olanları da vatansever olmadıkları için ülkeyi tehlikeye atmakla suçlayın, bu kadar basit. Bu taktik bütün ülkelerde işler..." sözlerini, özellikle büyük puntolarla yazarak okuyucunun dikkatini çekmek istedim.

Bugün aynı Nazi Tekniği, ne yazık ki dünyadaki birçok ülke politikasında uygulanıyor ve insanlar savaşarak ölmeye zorlanıyorlar. Ardından Alman tarihçisi J. Fest'in kitabındaki Joseph Goebbels'in  "Birgün... Eğer Nazilerin gitmesi gerekirse, eğer bir gün tarih sahnesinden çekilmek zorunda kalırsak, çıkarken kapıyı o kadar şiddetli bir şekilde vuracağız ki evren sarsılacak ve insanoğlu şaşkınlıktan donakalacak!" sözlerinin ne kadar doğru olduğunu, gerçekten de Nazilerin kapıyı çok büyük bir şiddetle vurmuş olduklarını, 65 sene sonra bile insanların hala şaşkınlıktan dona kaldıklarını vurgulamaya çalıştım.

Churchill'in, “…‘Bir savaş, bundan daha fazla önlenebilir’ durumda olamazdı. Tek bir can kaybı bile olmadan, Almanya'nın silahlanması önlenebilirdi. Kötünün melaneti, sadece muhaliflerinin zayıflığı ile beslenmişti. Demokratik ülkeler, canavar iyice beslenip gelişmeden birlikte hareket edememiş, liderler başarısız olmuştu” sözlerini de okuyucunun yorumuna bıraktım.”

Naziler kapıyı o kadar şiddetli bir şekilde çarparak kapatıp tarih sahnesinden çekildiler ki…

Yorumunu bize bıraktılar!

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim