• BIST 90.182
  • Altın 147,216
  • Dolar 3,6478
  • Euro 3,9515
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 3 °C

"Yüce Divan Yetkisini Tartışmanın Şu Anda Hiçbir Pratik Anlamı Yok"

"Yüce Divan Yetkisini Tartışmanın Şu Anda Hiçbir Pratik Anlamı Yok"
Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan, Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit'in Yüce Divan görevinin Yargıtaya verilmesi gerektiği yönündeki sözleriyle ilgili, bu tartışmanın şu anda hiçbir pratik anlamı olmadığını söyledi.

Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan, Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit'in Yüce Divan görevinin Yargıtaya verilmesi gerektiği yönündeki sözleriyle ilgili, "Bu görüşe saygı duyuyoruz. Yargıtay Başkanımızın görüşüdür. Ama bu Türkiye'nin bugünkü meselesi değildir. Yargının güncel bir meselesi de değildir. Bu tamamen Anayasa koyucunun takdirindedir. Anayasa koyucu, yani Meclis iradesi bunu Anayasa Mahkemesine vermiştir. Biz de en iyi şekilde bu görevi yerine getirmeye çalışıyoruz" dedi.

Arslan, yeni adli yıl açılışı dolayısıyla TBMM'de düzenlenen resepsiyonda gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit'in adli yıl açılış konuşmasında Yüce Divan görevinin Yargıtaya verilmesini istediği hatırlatılarak görüşü sorulan Arslan, bu konunun yıllardır tartışıldığını belirtti.

Hemen her adli yıl açılış töreninde Yargıtay başkanlarının bu görüşü dile getirdiğini ifade eden Arslan, "Bu görüşe saygı duyuyoruz. Yargıtay Başkanımızın görüşüdür. Ama bu Türkiye'nin bugünkü meselesi değildir. Yargının güncel bir meselesi de değildir. Bu tamamen Anayasa koyucunun takdirindedir. Anayasa koyucu, yani Meclis iradesi bunu Anayasa Mahkemesine vermiştir. Biz de en iyi şekilde bu görevi yerine getirmeye çalışıyoruz" diye konuştu.

"ŞU ANDA HİÇBİR ANLAMI YOK"

Arslan, bir anayasa değişikliği olacağı zaman kendilerinin de kurumsal görüşlerini ifade edeceklerini ancak bu tartışmanın şu anda hiçbir pratik anlamı olmadığını söyledi.

Anayasa Mahkemesi olarak diğer yüksek mahkemelerle son derece uyumlu bir işbirliği içinde olduklarını dile getiren Arslan, her yargı organının görevleri ve yetkilerinin Anayasa tarafından belirlendiğine işaret etti.

Türkiye'de yargıya güvenin yeniden tesis edilmesinin temel meselelerden biri olduğunu vurgulayan Arslan, bu kapsamda dosya yüklerinin azaltılması ve karar kalitelerinin yükseltilmesinin asıl sorun olduğunu belirtti.

Arslan, "Yargı organlarının nicelik ve nitelik itibarıyla kaliteyi yükseltmesi halinde yargıya güven de yükselecektir. Böylece Türkiye'deki yargıya yönelik birçok sorun da çözülecektir. Yoksa Yüce Divan meselesi, Yüce Divan'ın Anayasa Mahkemesinde ya da Yargıtayda olup olmadığı meselesi şu anda akademik bir tartışma konusu olabilir ancak pratik bir anlamı yok" dedi.

BİREYSEL BAŞVURU

Yargıtay Başkanı Cirit'in, Anayasa Mahkemesinin bireysel başvurularda yerindelik denetimi yaptığı yönündeki eleştirilerinin hatırlatılması üzerine Arslan, her yargı organının görev ve yetkilerinin anayasal olarak belirlendiğini, bireysel başvuruları inceleme yetkisinin de bu çerçevede Anayasa Mahkemesine verildiğini söyledi.

Anayasa Mahkemesinin 2012 yılından itibaren bu görevi en iyi şekilde yapmaya çalıştığını ifade eden Arslan, bu kararların olumlu tepkiler aldığını dile getirdi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) yaptığı işi ulusal düzeyde yapmaya çalıştıklarını anlatan Arslan, bireysel başvurunun getiriliş amacına da uygun hareket ettiklerini vurguladı.

Arslan, şöyle devam etti:

"Biz bireysel başvuruda hiçbir mahkemenin yerine geçerek karar vermiyoruz. Bireysel başvuruda yaptığımız, bir hak ihlalinin olup olmadığını denetlemektir. Eğer bir hak ihlali var diye tespitte bulunuyorsak, söz konusu yargı kararını ortadan kaldırmıyoruz. İhlalin giderilmesi için yargılamanın yenilenmesine karar verebiliyoruz. O kararı veren ilgili mahkeme, bu ilk derece mahkemesi olabiliyor, bazı durumlarda Yargıtay, Danıştay olabiliyor, o mahkemeler yeniden yargılama yaparak ihlalin ortadan kaldırılmasını sağlıyorlar. Yoksa yaptığımız mahkemenin kararını iptal etmek değil, mahkemenin yerine geçerek bir karar vermek değil. AİHM'nin yaptığı da bu. AİHM de bir denetim yapıyor. İhlal bulduğu takdirde de Türkiye'de bizim görevimiz bu ihlali ortadan kaldırmak oluyor. Bu Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuruda verdiği kararlar bakımından da geçerlidir.

Bireysel başvuruda biz bir temyiz mercisi değiliz. Yargıtayın ya da Danıştayın verdiği kararları geçersiz kılan, onları bozan bir temyiz mercisi değiliz. Sadece bireysel başvuruda hak ihlali var mı yok mu bunun tespitini yapıyoruz. Yoksa bunun dışında bizim, mahkemelerin yerine geçerek bireysel başvuru yoluyla bir karar vermemiz veya mahkemelerin, Yargıtayın, Danıştayın üzerinde temyiz mahkemesi olarak çalışmamız mümkün değil."

Arslan, "İki Hakim, dört savcı kararlarından dolayı tutuklu ve bir medya kuruluşuna operasyon yapıldı. Bunu yargı bağımsızlığı ve medya özgürlüğü anlamında değerlendirir misiniz" sorusunu, bu dosyaların önlerine gelebileceği gerekçesiyle yanıtlamadı. Zühtü Arslan, "Biz Anayasa Mahkemesi olarak kararlarımızla konuşuyoruz. Kararlarımızı veriyoruz. Kamuoyuna ilan ediyoruz. Daha sonra da kararların tartışılmasını izliyoruz" diye konuştu.

"MİT KANUNU'YLA İLGİLİ RAPOR YAZILDI"

MİT Kanunu'nda yapılan değişikliklerin ne zaman görüşüleceğine yönelik soru üzerine Arslan, "MİT Kanunu'yla ilgili rapor yazıldı ama yeni bir sisteme geçtik, karar hazır olduğu anda yayınlıyoruz. Dolayısıyla raportörlerimiz karar taslaklarını da alternatifli şekilde hazırlıyorlar, belli bir zaman alıyor, hazır olduğunda görüşeceğiz. Temel prensibimiz şu: mümkün olduğunca hızlı karar almak" dedi.

YARSAV Başkanı Murat Arslan'ın Anayasa Mahkemesi raportörlüğü görevine hangi gerekçeyle son verildiği sorusuna Arslan, Anayasa Mahkemesinde raportörlüğün daimi bir kadro olmadığı yanıtı verdi.

Arslan, "Daha önce olduğu gibi şimdi de görevlendirme için başkan tasarrufuyla kişilerin çalıştığı asli kurumlara talepler yapılır. Görevlerinin sona erdirilmesi ve asli kurumlarına iadesi de aynı yöntemle yapılır. Çalışmasından, performansından memnun olduğunuz kişiler devam eder. Olmadığınız kişilerin kurumlarına iadesi söz konusu olur. Burada şahsa özel, kişiye özel herhangi bir şey söz konusu değildir. Kişilerin düşüncelerinden, görüşlerinden dolayı alınmış bir karar da söz konusu değildir. Olamaz da zaten" değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim