• BIST 108.434
  • Altın 151,492
  • Dolar 3,6547
  • Euro 4,3288
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 19 °C

“Yurttaş, Adaletin Varlığını Hissedemiyor”

“Yurttaş, Adaletin Varlığını Hissedemiyor”
Yeni adli yılda ülke siyasetinin tüm aktörlerini daha duyarlı olmaya davet eden Mersin Baro Başkanı Av. Alpay Antmen, “Unutmayınız; Hukuksuzluklar karşısında sessiz kalmak, yapılan ve yapılmak istenen yanlışlara da ortak olmak demektir” dedi.

Mersin Barosu, dün başlayan 2015-2016 Adli Yılı’nı törenle açtı. Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen törene Mersin Barosu Başkanı Alpay Antmen ve çok sayıda avukat katıldı. Atatürk Anıtı’na çelenk bırakan avukatlar, saygı duruşunda bulunarak İstiklal Marşı’nı okudu. Törende konuşan Baro Başkanı Antmen, mensubu olmaktan onur duydukları hukuk camiasının yeni adli yıla yine sancılı bir biçimde girerken güzel ülkemizde bu gün için çok daha büyük sorunlarla karşı karşıya olunduğuna vurgu yaptı.

“SİLAHLAR SUSMALI”

“Artık Türkiye’nin en önemli sorunu demokrasi ve terör sorunudur” diyen Alpay Antmen, şiddetin hüküm sürdüğü, demokrasinin olmadığı bir ortamda hukukun varlığından da söz edilemeyeceğini dile getirdi. Türkiye'nin demokratikleşme standartlarının her geçen gün artırılması, özgürlüklerin ve hakların genişletilmesi, adalet duygusunun nerdeyse yok olduğu ortam yerine tam demokrasinin inşasının gerekli olduğunu belirten Antmen, “Ayrıca, ülkemizi kana bulayan terör belasından da bir an önce sıyrılmak gerekmektedir. Terör ve şiddetten beslenen anlayışlar dünyanın hiçbir yerinde başarıya ulaşamamıştır, güzel ülkemizde de ulaşamayacaktır. Bu gün için ilk söylenmesi ve yapılması gereken iş silahlı terör örgütünün silah bırakıp ülkemiz sınırları dışına çıkmasıdır. Ardından elbirliği ile ülkemizde barışın ve tam demokrasinin inşası gerekmektedir” dedi.

“YURTTAŞ ADALETİN VARLIĞINI HİSSEDEMİYOR”

Adaletin; bir vicdan muhasebesi, bir duygu işi ve bir ideal olduğunun altını çizen Alpay Antmen, toplumu oluşturan yurttaşlar arasında adaletin var olduğu hissiyatının yaşayabilmesinin hukuk devletinin varlığı ile mümkün olduğunu kaydetti. Alpay Antmen, hukuk devleti ilkesinin, tüm hukukçular bir yana hukukçu olmayan ancak hukuka tabi olan tüm devlet kurum ve kuruluşlarının dahi takip etmesi gereken en önemli ilke olduğunu da belirterek, “Ne yazık ki bu gün ülkemizde adalet, hukukun üstünlüğü, bağımsız ve tarafsız yargı kavramları artık toplumda hiç bir anlam ifade etmemektedir. Geride bıraktığımız adli yılda; yargı siyasallaşmaktan kurtulamamış, hukuk sistemimiz her gün darbe almış, ülkemizde siyasi iktidar koalisyon yapmayı gereksiz görerek ülkeyi yeni bir seçime götürmüş, terör belası yeniden hortlamıştır.  

“SAVUNMA OLMADAN ADALET OLMAZ”

Adalet, bir toplumun can damarıdır. Adalet duygusunun yara aldığı toplumlarda artık bireylerin hak ve özgürlüklerinden söz edilemez. Bu gün güzel ülkemiz ve sevgili halkımız adalet ve hukuk anlamında yalnızdır.Bu nedenle her geçen gün biz avukatlara daha büyük özveri ve görev düşmektedir. Savunmanın adli yıl açılış törenlerindeki varlığı kimilerini rahatsız etmiş ve Yargıtay’da adli yıl açılış törenleri kaldırılmıştır. Savunmayı adalet arayışının dışında tutmak isteyen bu anlayışı tarih ve Türk Hukuk Tarihi esefle yazacaktır. Bu adli yılda her şeyden önce, avukatların yargı mekanizması içerisindeki yerinin ikincil bir konumda görülmesine son verilmesi ve savunma mesleğinin de en kısa zamanda Anayasal güvenceye kavuşturulması ve ilk başta iddia makamıyla eşitliğinin sağlanması gerekmektedir. Hukuk fakültesi sayısının olağanüstü şekilde artması ve mezun olanların hiç bir sınava tabi olmaksızın avukatlık mesleğini yapabiliyor olması, savunma mesleğinin geleceği açısından en büyük tehlikelerden biridir. O nedenle staja başlama ve avukatlık mesleğine kabul sınavları kesinlikle yapılmalıdır. Avukatlık kimliği resmi kimlik hükmünde olmasına rağmen, bazı kurum ve kuruluşlarca hükümsüz kabul edilmesi mesleğin saygınlığının hiçe sayılmasıdır.Bu adli yıl içinde bu sorunun artık ortadan kalması gerekmektedir. Mesleğe yeni başlayan avukatların sorunları avukatlık mesleğinin de temel sorunlarıdır. Özellikle genç avukatlar için vergi indirimi yapılması, onların ekonomik olarak  desteklenmesi gerekmektedir. CMK zorunlu müdafilik ücretlerinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi düzeyine çıkartılması için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Noterlere ve mali müşavirlere sağlanan iş alanlarında, aslında avukatların etkin olması gereken alanlar avukatlara bırakılmalıdır. Kamu avukatları sorumluluğu ağır ve zor olan görevlerini yürütürken hak ettikleri değeri görmemekte, hakim ve savcılarla kamu avukatları arasında ücret farkı her geçen gün kamu avukatları aleyhine bozulmaktadır. O nedenle, kamu avukatlarının özlük haklarının en kısa zamanda hakim ve savcıların seviyesine çıkarılması, ek gösterge, maaş ve emeklilik haklarının yeniden düzenlenmesi, Avukatlık Kanunu’ndan doğan vekalet ücretlerine dokunulmaması, yoğun iş yüklerinin hafiflemesi için hukuk birimlerinde görevli memur sayısı arttırılarak, fiziki ve teknik altyapı sorunlarının en kısa sürede çözümlenmesi gerekmektedir.

“YILMAYACAĞIZ”

Bu adli yılda da Mersin Barosu olarak, hukukun üstünlüğü, insan hakları ve adalet düşüncelerini savunmaya ödünsüz bir biçimde devam edeceğiz. Mersin’in barış, hoşgörü, ötekileştirmeme, diyalog, her fikre değer verme anlayışını özümseyerek; kente katkı vermeyi ihmal etmeyeceğiz. Ülkemiz genelinde; hukukun üstünlüğü, demokrasi, barış, yargı bağımsızlığı, adil yargılanma hakkı ve savunma hakkı için mücadelemize devam edeceğiz. Biz Mersin Barosu olarak hiç bir siyasi mülahaza gözetmeksizin; Ülkemizdeki terör belası ve  laik, demokratik, sosyal hukuk devleti ilkesi ile bağdaşmayan tüm uygulamaların karşısında yer alacağımızı; Evrensel hukuk normları yanında aralıksız mücadele etmeye devam edeceğimiz bildirir, ülkemizde hukukun ve demokrasinin geliştirilmesi için üzerimize düşen tüm sorumluluklarımızı yerine getireceğimizi tüm kamuoyu ile paylaşır; Ülke siyasetinin tüm aktörlerini daha duyarlı olmaya davet ederiz. Unutmayınız; Hukuksuzluklar karşısında sessiz kalmak, yapılan ve yapılmak istenen yanlışlara da ortak olmak demektir. Her şeye rağmen, ümitsizliğe kapılmadan  demokrasiye, barışa, kardeşliğe, Cumhuriyetimizin temel kazanımlarına, tam bağımsız yargıya, insan haklarına, adalete, hukuka ve hakkaniyete sahip çıkmaya devam etmeliyiz. Ey halkımız unutma; nerede hak ihlali varsa biz Mersin Barosu olarak orada olacağız. Hukukun üstünlüğü için, tam bağımsız ve yandaş olmayan yargı için adil yargılanma hakkı için, savunma hakkı için ve mesleğimiz için yıkılmaz bir kale gibi olarak dimdik ayaktayız” diye konuştu.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim