• BIST 108.489
  • Altın 151,185
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 5 °C

Zeynep Altıok Ve Eren Aysan'dan Mahkemeye Sert 'Sivas Katliamı' Tepkisi

Zeynep Altıok Ve Eren Aysan'dan Mahkemeye Sert 'Sivas Katliamı' Tepkisi
Metin Altıok ve Behçet Aysan’ı Sivas katliamında yitiren Zeynep Altıok ve Eren Aysan “Nefessiz Bıraktınız Bizi…” başlığıyla kaleme aldıkları açıklamayla sert tepki gösterdi.

Cumhuriyet Gazetesi yazarları Hikmet Çetinkaya ve Ceyda Karan davasının açıklanan gerekçeli kararında yer alan ve dini saiklerle işlenen katliamları meşrulaştıran ifadelere, babaları Metin Altıok ve Behçet Aysan’ı Sivas katliamında yitiren Zeynep Altıok ve Eren Aysan “Nefessiz Bıraktınız Bizi…” başlığıyla kaleme aldıkları açıklamayla sert tepki gösterdi.

Altıok ve Aysan'ın açıklaması şöyle:

Nefessiz Bıraktınız Bizi…

“Önce ekmekler bozuldu,” demişti Oktay Akbal Abimiz. Neler yaşadık, neler gördük; unuttuk tökezleyen, kararan, sararan her şeyi. Artık ekmek almaya giden küçücük bir çocuğun acısı kaldı bizde. Babalarımızın öldürümünün ardından ülkece biriktirdiğimiz acılar kanatlanıp kuş olsa gökyüzünü kaplar. Ve kanı yerde kalan aydınlar hüzünle oradan bize bakar bakmasına da bütün bu sıkıntılara rağmen adaleti tesis etmeye çalışanlar bari yüreğimizi soğutmak için elinden geleni yapsaydı! Oysa ne oldu? Çok değil bir kaç gün önce Hikmet Çetinkaya ve Ceyda Karan hakkında verilen hapis cezasının gerekçeli kararı açıklanınca küçük dilimizi yutacaktık adeta. İnsanların ölümünü tahrik olarak mazur göstermek neye yarar? Bu ancak bugün işlenmeyen suçun olasılığı üzerinden hakimlere ceza talimatı verenlerin işidir; üstelik “tahrik olmuş iyi niyetli” yobazlar 35 insanı diri diri yakarken 8 saat boyunca evlatlarına omuzlarına alıp izletenlerin, yakanları “mazlum” ilan ederek insanlık suçlarının zaman aşımına uğrayışını “hayırlı” bulanların sesidir. Devletin görevi işlenmeyen suçun olasılığı üzerinden hakimlere ceza talimatı vermek değil insanlar diri diri yakarken 8 saat seyirci kalmamaktır. Bugün Ceyda Karan ve Hikmet Çetinkaya'nın yargılandığı davanın gerekçesi Sivas'ta insanlarımızı, aydınlarımızı yakanları “mazlum” ilan ederek insanlık suçlarının zaman aşımına uğrayışını “hayırlı” bulanların yargı üzerindeki tahakküm ve baskısının açık örneğidir. Utanmasalar ölenlerin suçlu ilan edileceği açıktır!

Pekala memlekette devlet yönetiminde yetkili mercilerde bulunanların sürekli olarak “şaka” yaptığını düşünerek akıl sağlığımızı koruyabiliriz. Peki ya vicdanımızı? Haysiyet denilen, her defasında tırnaklarımızı yedirten o değerli duyguyu ne yapalım? Toprağa mı gömelim? Uçurumdan mı atalım? Denize mi salalım? Söyleyin, ne yapalım? Bu ülkede haysiyet sözcüğü özellikle toplumsal olaylarda ve siyasi saikle işlenen cinayetlerde neden bir sistemli mazoşizm pratiğine dönüşür? Neden her defasında uzaylıların bile şaşkınlıktan küçük dilini yutacağı açıklamalar, uygulamalar karşısında ezilen taraf biz oluruz? Neden bir katliam katillerle mağdurları yan yana getirerek küçültülmeye, aşağılanmaya ve hatta yok sayılmaya çalışılır? Neden “öldürülenler masum değil miydi acaba?” yargısı sürekli olarak inceden inceye işlenir?

Öldürülen iki edebiyatçının Metin Altıok ve Behçet Aysan’ın kızları olarak teşekkür ederiz size. Nefes alamadığımız bir dünya yarattınız sonunda. Daha fazlası için elinizden geleni ardınıza koymayın! Daha çok yakın, öldürün, boğazlayın! Faili belli cinayetlerde öldürülenlerin gözleri bırakmasın peşinizi! Katledin doğayı! Ağaçların iniltisi, kuşların çığlığı rüyalarınıza girsin! Belki o zaman çocuklarınıza nasıl bir dünya bıraktığınızı anlar da uykularınız kaçar sonunda! Bizim gibi nefessiz kalmanın acısıyla dolanıp durursunuz öylece.

Zeynep Altıok
Eren Aysan

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim